Dün akşam Derin elinde sözlük dolanıyordu. Sonra bana “Hangi kelimeyi bulayım?” diye sordu. Ben de ona sözlükte bulması için kelimeler söylemeye başladım. Ama Derin’e bilmediği ve anlayabileceği kelime bulmak kolay olmadı. Bir kere söylediğim (İngilizce) kelimenin Derin’in anlayabileceği birşey olması lazım. Genelde isimlerin anlamlarını anlamak daha kolay o yüzden fiil ve sıfat sormadım. Bir de Derin’in kelimenin yazılışını tahmin edebilmesi lazım. Ona cryolophosaurus‘u sorsaydım bulması biraz zor olurdu. İngilizce kelimelerin yazılışlarını tahmin etmek kolay değil tabi. Sonunda kelimeleri sözlükten seçip (genelde resimleri olanları) bir not defterine yazdım. Derin sırayla onları buldu, ne olduklarını işaretledi. Hem yeni kelimeler öğrendi, hem de sözlükte alfabetik sırayla kelime aramayı.
Alıştırma sayfaları yenilendi!
Kategoriler
- çocuk kitapları (36)
- çocuklar büyürken (28)
- çok dilli yaşam (21)
- blog (3)
- okul (21)
- okuma yazma alıştırmaları (75)
- oyun-oyuncak (22)
- teknoloji (6)
Popüler Yazılar ve Sayfalar
Arşivler
Etiketler
23 Nisan alfabe alıştırma kitapları anaokulu anasınıfı boyama boyama sayfaları boşluk doldurmaca coğrafya dilbilgisi erken okuma evde okul evde okuma yazma öğretmek harfler iki heceli kelimeler ilkokul insan vücudu ipad ismin halleri karton kutudan elişi matematik matematik alıştırmaları meslekler noktalı harfler organlar oyuncak bebek resimli bulmaca sayı dizileri sayılar sayı sayma sayı saymak sesli harfler tek heceli kelimeler tek heceli sözcükler toplama Türkçe alfabe vücudumuz yılbaşı ağacı çizgili harfler ülkeler İngilizce İngilizce alıştırmalar İngilizce okuma İngilizce çocuk kitapları İspanyolca



Defne yapar da Derin eksik kalır mı? O da aldı eline bir fosforlu kalem, Horton’un Yumurtası hikayesinde bilmediği kelimeleri işaretlemeye başladı: nazik, kibar, yalvarmış, ısrar, usandım, sözünün eri, dalga geçmiş…Ama ne yazık ki Derin’in kullanabileceği bir Türkçe sözlüğümüz yok. Bu yaz Türkiye’ye geldiğimde bir tane almak istiyorum. Ama şöyle iç karartıcı siyah kapağı olmayan, 

Geçende mutfakta yemek hazırlarken arkamdan bir ses “Sorduğum su nerede?” (Where is the water I asked for?) dedi. Duyar duymaz ne dediğini anlamak kolay olmuyor. Önce İngilizce’ye çevireceksiniz ki anlaşılsın ne demek istediği. Ben ne dediğini düşünüp anlayana kadar kalkıp kendi suyunu kendi almıştı.
Gelecek ay Defne’nin doğum günü var. Bu sene perili parti istedi. Hazırlıklar başladı bile. Doğum gününe davet edeceği arkadaşlarına kanatlar ve tülden etekler hazırlanacak. Defne geçen hafta sonu yanıma “Anne fabrikacıya gidelim mi?” diye gelince ne dediğini anlamadım. Neden gitmek istediğini sorunca fabric‘in Türkçesi neydi diye sordu. Ben de ona bu sene kumaş alıp etekleri dikmek yerine hazır alacağımı söyledim.
Kahvaltıda çok sık 




















