Tek heceli kelimeler

Derin harfli ve çıkartmalı mektuplarını çok sevdi. İki oturuşta bitirdi hepsini. İlk baştakiler çok hızlı gitti. Hemen duvarımıza astık.  Burası bizim resim odamız. Sanırım ilk defa Derin’in yaptığı birşeyler asılıyor. Bu güne kadar bütün duvarlar Defne’nin yaptıklarıyla doluydu. Yenilere yer açmak için farkettim ki isim ve tarih yazmamışım hiç. Hepsini Defne’nin yaptığını biliyorum ama ne zaman yaptığını unuttum. Artık hem isim hem tarih yazıyorum.

Bu harfli ve sayılı çıkartmalardan yine yapacağım Derin’e ama harfleri ve sayıları ayıracağım bu sefer. Uzun kelimeler de iki yaşındaki oğluma biraz zor geldi. Hele kelebek sayfaya zor sığdı. Bir da farkettim de yazdığım sayı kadar çıkartma yapıştırtınca, sayfadaki resimle birlikte hep bir fazla oldu. Ufak bir matematik hatası diyebiliriz. Biraz daha tek heceli kelimeler bulmak lazım. Defne için yaptığım eskilerden bakalım neler var? İlk yaptıklarım tek heceli eşleştirme alıştırmalarıydı. Bunları Defne’ye ilk verdiğimde zor geliyordu. Bazılarını ilk harfinden çıkarabiliyordu ama çoğunda ben yardım ediyordum. Bu bir sene önceydi. Artık Defne bu kelimelerin hepsini okuyabiliyor. Derin’in yapabileceği bir alıştırma değil ama aynı resimleri ve kelimeleri kullanabilirim. Benzerini bir de tek heceli çıkartmalarla yaptım. Bu sefer küçük etiketlere kelimeleri yazdım ve kelimeleri yapıştırttım. Sonuncusu da duvara yapıştırmak için yaptığım tek heceli kartlar. Her sayfayı uzunlamasına ikiye kesip her parçayı ikiye katladım. Resim içeride kaldı, kapağa da kelimeleri yazdım. Tebrik kartları gibi. Önce duvarda kelimeyi görüyordu. Okuduktan sonra açıp resmine bakabiliyordu. Onları da bulup Derin için duvara asayım artık. Aslında biraz uğraşırsam yazıları da bilgisayarda yazıp arkalı önlü basabilirdim ama elde yazmak çok daha kolay oldu.

Bu arada Defne artık kendi harfleri yazabilmesine rağmen Derin’in yaptığı harf yapıştırma oyununu çok sevdi. Onun için de daha uzun kelimeli mektuplar hazırlıyorum bugün.

About these ads
Bu yazı okuma yazma alıştırmaları içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Tek heceli kelimeler için 2 cevap

  1. tulin ece dedi ki:

    merhaba blogunuzu yeni kesfettim, ve cok begendim. bizde avusturalyada yasiyoruz. kizim 3,5 yasinda okumayi yazmayi ogrenme konusunda istekli. kindere basladi 3 yasinda ama kinderin onun gelisimine katkisinin oldugunu dusunmuyorum, haftada 5 saat gidiyor, ogretmenlerinde genelde cocuklarin okulda kaldigi saatleri diger kalabalik olan 4 yas grubu cocuklara hazirlik ve kagit islerini tamamlama amacli kullandiklarini 1 hafta once farkettim ve cok uzuldum. cunku benim ingilizcem yeterli degil. kinderin ingilizcesini gelistirecegini dusunmustum hep ama oyle degilmis. ama kizim genelde konusmaya basladigindan bu yana ingiizce turkce karistirarak konusuyor ;) komik bir dil oldu ama hala ayni. mesala ben big ablayim gibi… genelde kendini guzel ifade ediyor. hemsiremiz bu sekilde konusmasinin normal oldugunu iki ana dilinin oldugunu ikisinin arasinda secim yapamadigini soyluyor. her cocugun gelisimi tabiki farkli ama ben hala bir hata mi yaptim ki kizim busekilde konusmayi tercih etti diye dusunmuyor degilim. bu konuda bana ne tavsiye edebiirsiniz?
    ayrica turkce okuma yazma ogrenmesini istiyorum. bu konuda hic alistirma yapmadik ama turkce kitaplar okuyoruz. yazma konusunda cok istekli olmuyor ama okuma konusunda cok daha istekli. sizin okuma alistirmalarinizi takip etmek istiyorum, bu konuda da sizin ilk okuma alistirmalarinizi takip etmek istiyorum insallah bir kac ay sonra blogunuza evet kizim artik sunlari yapabiliyor sevinciyle bir yazi yazabiliriz:)))) sevgiler…

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Merhaba Tülin,
      Bence o kadar küçük yaşta okulda bir şeyler öğrenmiyor diye dert etmeyin. Başka çocuklarla birlikte zaman geçirmesi yeterli. Benim oğlum da anaokulunda sadece oyun oynuyor. Daha çok küçükler. İngilizcesi de hızla ilerliyordur, merak etmeyin. Çocuk beyni inanılmaz hızlıdır zaten.
      Defne ve Derin büyüklere çok sevimli gelen iki dili karıştırmayı hemen hemen hiç yapmadılar. Üç dille büyüdükleri halde. Çocukların veya büyüklerin dilleri karıştırması için karşındakinin anlayacağından emin olmaları lazım. Ev dışında kimsenin Türkçe bilmediğinin gayet farkındalar. Evde de İngilizce karıştırdıkları zaman hep uyardık. Bazı uzmanlar karışmayın diyormuş ama ben onları pek dinlemedim. Ama her şeyden önce biz kendi konuşmamıza çok dikkat ediyoruz.
      Ben çocuklarım üç yaşındayken başladım onlara okuma yazma öğretmeye, bu blogda yayınladığım alıştırmaları kullanarak. Bir de sizin de yaptığınız gibi bol bol Türkçe kitap okuyoruz. Evde de her zaman Türkçe konuşuyoruz.
      Kolay gelsin. Haberlerinizi bekliyorum.
      Avustralya’ya sevgiler,
      Ebru

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s