Nereden çıktı bu blog?

Defne Türkçe okumaya karşı ilgisini kaybediyor diye hayıflanırken çözüm kendiliğinden çıktı ortaya. Dün çekmecelerimi toplarken Defne geldi ve onun alıştırmalarını koyduğum klasörü buldu. İçinde neredeyse iki senedir yazdıklarını, boyadıklarını, okuduklarını görünce pek hoşuna gitti. Sığmamış olanlar için başka bir klasör bulduk, sayfaları deldik ve yerleştirdik. Veeeee, Defne’nin ilgisi geri geldi! İki akşamdır Türkçe kitap getiriyor okumak için. :-)

Defne’nin klasörünü görünce benim aklıma da bu işe nasıl başladığım geldi. İki sene önce Defne iki buçuk yaşındayken ona bir yuva aramaya başladım ve bir okulu ziyaret ettim. Orada üç-dört yaş grubunun sınıfında her öğrencinin bir klasörü vardı. Çocukların yaptıklarını eve gönderince anne babalar kaybediyorlar diye okulda tutuyorlarmış her şeyi. Bize çocukların ilkokula daha başlamadan nasıl okumayı ve yazmayı öğrendiklerini gösteriyorlardı. Sonunda o okula Defne’yi göndermedik ama okula başlamadan okumayı ve yazmayı öğretme (ve de klasör tutma) fikri çıktı ortaya.

Evde okuma yazma nasıl öğretilir? Türkiye’de – sınırlı zamanımda- istediğim gibi birşeyler bulamadım. Daha çok birinci sınıf için hazırlanmış el yazısı öğreten kitaplar vardı. Sonra bir gün Defne’nin Kumon kitaplarından birinde Kumon serisinin nasıl başladığını anlatan yazıyı okudum.

Bundan elli yıl önce, Japon bir baba -Toru Kumon-oğlu için kısa alıştırma setleri hazırlayarak başlamış bu işe. Ben de ondan esinlenerek Defne’ye Türkçe okuması için alıştırma setleri hazırlamaya başladım. Genelde İngilizce birinci sınıf kitaplarına bakarak benzer alıştırmalar yazıyorum. Aldığım kitapları da Defne bu yaz İngilizce okumayı öğrenmek için kullanacak. Bir taşla iki kuş!

Defne ilk doğduğunda birden fazla dil öğrenerek büyüyen çocuklarla ilgili bir çok kitap okuyordum. Bunlardan bir tanesinde bir babanın oğluna Almanca öğretmesini anlatıyordu. Ben de böyle bir şey yapmak istedim ama Defne’nin her gün öğrendiklerini not alacak sabrım ve vaktim yoktu. Hele böyle bir şey yapacak hiç imkanım yoktu. Ama Defne’nin yazdıklarını saklamak çok kolaydı. Deniz bana bunları bir düzenlesen, internete koysan derken bir gün internette dinlediğim radyo programının bloguna rastladım. (O güne kadar blog nedir bilmiyordum!) Blog yazarak hem çocuklarımın okumayı nasıl öğrendiklerini arşivliyorum hem de yaptıklarımı düzenleyip paylaşıyorum.

About these ads
Bu yazı çocuklar büyürken içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s