Dil polisi

Ebru: Defne, bana yardım eder misin?
Defne: Okay.
Derin: Okay demiyoruz, tamam diyoruz.

Birden fazla dil bilen herkes yapar. Bir dilde konuşurken öbür dilden kelimeler kullanır. Her zaman her yerde herkesle aynı derecede yapmaz ama. Bunun da bir usulü var. Bir kere karşısındakinin anlaması lazım. Kızım bizle Türkçe konuşurken sıkça İngilizce kelimeler kullanıyor. Ama asla İspanyolca kelime karıştırmıyor. Çünkü babasıyla ben hiç İspanyolca bilmiyoruz. Biz de konuşurken duruma göre ayarlıyoruz. Buradaki arkadaşlarımızla konuşurken araya değil İngilizce kelimeler, cümleler girmeye başlıyor. Türkiye’deyken arkadaşlarla daha çok dikkat ediyoruz. Sokakta neredeyse hiç yapmıyoruz. Bence sebebi beyin tembelliği. Aklına ilk geleni söyleyince karışıyor diller. Gazetede okuduğum birşeyden bahsederken tercüme etmekten daha kolay geliyor parça parça İngilizce anlatmak. Bazı kelimeler de kullanılmamaktan beynin arka köşelerine atılıyor. Geçen gün saatlerce düşündüm “cıvata” kelimesi aklıma gelmedi. En son Türkiye’de ne zaman nalbura gittim hatırlamıyorum zaten.

Sadece kelimeler değil cümle yapısı da bozuluyor bir dili kullanmadıkça. Bazen burada yazdığım yazıları Deniz eleştiriyor. İngilizce’den tercüme etmiş gibi yazıyorsun diyor. Eminim bazıları onun gözünden de kaçıyor ve yayınlanıyor. Seneler önce üniversitede tarih hocamız sınav tarihini değiştiremeyince “Çocuklar bu tarihe yapışalım.” (Let’s stick to this date.) demişti. O zaman çok gülmüştüm. Şimdi kendimde de benzer garip ifadeler yakalıyorum.

Peki neden kendimiz sıkça yaptığımız bir şeyi çocuklarımızda engellemeye çalışıyoruz? Çocukların hatalarını düzeltmek anneliğin (ve de babalığın) doğal bir parçası olduğundan herhalde. Sizin kusurlarınız olabilir ama çocuklarınız mükemmel olmalı. Deniz evde sürekli dil polisliği yapıyor. Derin de yardım ediyor. Birbirimizi düzeltiyoruz. Çocukları uyarıyoruz. Ama aynı hataları yapmaya devam ediyoruz.

Reklamlar
Bu yazı çok dilli yaşam içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Dil polisi

  1. Anneanne dedi ki:

    Bence yapılan ‘dil polisliği’ nin artısı çok ve de işin doğrusunu yapıyorsunuz; özellikle yabancı bir ülkede anadilin doğru öğrenilmesi ve kullanılması söz konusu ise. Ancak bugün ki iletişim çağında Derin ve Defne de en kısa zamanda ve en erken yaşlarında teknolojiyi kullanarak (lisan zenginliklerinin de avantajı ile) diğerleri gibi yapacak ve kolay geleni kullanacaklardır . Tabidir ki en çok duydukları akıllarına ilk gelen olacaktır, hepimizin yaptığı gibi. Hangi lisanı en çok duyuyorlar sorusuna ben şimdilik kesin cevap bulamadım ama okula her ikisi de başlayınca cevap belli, değil mi???

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s