Nasıl okuyoruz?

Defne okurken onu sık sık düzeltiyordum. “Dikkatli oku”, “kelimeye bak”, “hangi harfle başlıyor” gibi uyarılar yapıyordum. Bir cümleyi okuması için her kelimeyi başından sonuna heceleyerek okuması gerektiğini düşünüyordum.  Ama öyle okumuyor aslında. Kitap okurken çoğu zaman cümlelerin bir kısmını veya sadece sonunu tahmin ediyor. Genellikle sayfadaki resimleri kullanarak. Okudukça ezberlediği yerleri hemen söyleyiveriyor. Ben onu doğru okuması için uyarmaya devam ediyordum.

Oysa okurken soldan sağa dikkatlice kelimeleri heceleyerek okumuyoruz. Gözümüz sayfada geziniyor. Bazı cümleleri dikkatli okuyoruz. Ne olduğundan emin olduğumuz kelimeleri atlıyoruz. Cümlelerin bir kısmını okuyup, aralaradaki boşlukları mantığımızla dolduruyoruz. Mesela, bir yazıyı okurken çoğu zaman küçük imla hatalarını, atlanmış harfleri görmeyiz. Ben kendi yazdığım yazlardaki hatalrı pek göremiyorum.

Gözün bir sayfada nasıl dolandığını tesbit etmek için araştırmacılar çocukların gözlerinin önüne kamera koymuşlar. İşte bir örnek. Yazıdaki gri noktalar gözünün odaklandığı noktaları gösteriyor.  Uzun süre takıldığı yerlerdeki noktalar daha büyük. Bir kelimeyi okumak için yazının önceki ve sonraki bölümlerinden ipuçları topluyor. Bütün bir paragrafı heceleyerek okumaya çalışmıyor.

Peki kendimiz öyle okumadığımız halde niye çocuklara okumaya öğretirken harflerle ve hecelerle bu kadar çok uğraşıyoruz? Konuşmayı öğrenirlerken önce onlara anlamsız heceler mi çalıştırıyoruz? Bir yaşındaki çocuğu karşımıza alıp kitabı göstermeden önce “ki, kı, ko, ka, ke, ku, kö, kü” öğretmiyouz. Bizi taklit ede ede öğreniyorlar. Bazen bir cümleyi olduğu gibi ezberleyip içindeki ayrı kelimeleri uzun süre farketmiyorlar. Derin artık 4-5 kelimelik cümlelerle konuşuyor ama kitaba hala “titap” diyor.

Çocukların konuşmayı öğrenememesi gibi bir derdi yok kimsenin. Geç de konuşsalar konuşuyorlar. Konuşurken not almıyorlar , öğrenince de sınıf geçmiyorlar. Ama okumayı öğrenmek bir yarış. Sınıfın en iyisi olmak önemli. Konuşmayı öğretmek için okul bitirmek de gerekmiyor. Herhangi biri onlarla konuşursa çocuklar konuşmayı öğreniyorlar. Kimse çocuğuma konuşmayı nasıl öğreteceğim diye dert etmiyor. Ama yine de bir anlamda öğretiyorlar. Çocukların yanında konuşurken daha basit kelimeler kullanıyorlar. Seslerinin tonunu inceltiyor, vurguları değiştiriyorlar.  Çocukların dediğini -bazen düzelterek- tekrar ediyorlar. Küçük çocuklarla konuşan insanlara dikkat edin. Bunu herkes yapabiliyor ve farkında olmadan yapıyor. Özel bir eğitim almış olmak gerekmiyor. Çocuğumu nasıl büyütürüm kitaplarına ihtiyaç yok.

Oysa okuma öyle değil. Öğretmenler okumayı öğretmeyi öğreniyorlar. Değişik teoriler ve bunlarla birlikte geliştirilmiş sistemler var. Burada fonetik okuma ve kelime ezberleme diye iki ayrı akım var. Bazı kelimeleri ezberleterek, bazı kelimeleri harfleriyle okutarak öğretiyorlar. Aynı harfin okunuşu kelimelere göre değişebildiği için kurallar tam belli değil. Anadili İngilizce olan birine daha kolay geliyordur herhalde ama benim kızıma anlatmadan önce kendim anlamam gerekiyor. Türkiye’de de okumayı öğretmek heceleme üstüne kurulu. Ama sizce de bu şema altı yaşında bir çocuk için biraz karmaşık değil mi?

Peki gerekli mi bütün bunlar? Konuşmayı öğrendikleri gibi okumayı da öğrenemezler mi? En büyük fark konuşmaya ve okuma-yazmaya ayrılan zamanda. Gün içinde sürekli konuşuyoruz. Her istediklerini konuşarak anlatıyorlar. Oysa gün boyunca elimizde kağıt-kalemle gezmiyoruz. Günün sadece belli saatlerinde kitap okuyoruz. Okuma ve yazmanın önemi konuşmanınkinin yanına bile yaklaşamıyor.

Ben bundan sonra Defne’nin okurken yaptığı hataların üstünde çok durmayacağım. Daha çok alıştırma yaptırmak yerine kitap okumaya daha çok vakit ayıracağız. Yazı yazması için de ısrar etmeyeceğim. Kendi mutlaka yazacak birşeyler bulacaktır. Ama her şeyden önce ruhumda ne kadar öğretmenlik olsa da kendi kendilerine öğrenebilmelerine fırsat vermem lazım.

Reklamlar
Bu yazı çocuklar büyürken içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s