İki farklı dil, iki farklı çocuk

Defne ve Derin’in İngilizce öğrenmeleri farklı oldu. (Zaten neleri benziyor ki?)

Defne yuvaya başladığında sokakta geçirdiği zamanlar dışında pek İngilizce duymamıştı. Okulun ilk günü içeri daldı ve çocuklarla oynamaya başladı. Bir şeyler konuşuyordu ama ben tam anlamıyordum Defne’nin İngilizcesini. Öğretmenleri de her zaman anlamıyorlardı. Ama beraber oynadığı arkadaşlarının hiç şikayeti yoktu. Onlar sabırla Defne’yi dinleyip cevap veriyorlardı. Çocukların dil konusunda yetişkinlerden üstün oldukları bir gerçek. Sonra da eve geldiğinde sık sık kendi kendine veya bebekleriyle İngilizce (gibi bir dil) konuşmaya başladı -babaannesinin deyimiyle “uydurukça”. Defne sanki İngilizce konuşamadığının farkında değildi, ya da umursamıyordu. Uzun bir zaman bize hiç bir kelime sormadı, kendi kendine öğrenmeye çalıştı.

Derin ise yuvaya başlayalı dört ay geçmesine rağmen pek bir şey konuşmuyor. Okulda öğretmenlerinin söylediklerini anlıyor olmalı artık. En azından dediklerini yapıyor. O ilk bir kaç hafta okula gitmek istemedi, benden zor ayrıldı. İngilizce bilmediğinin, okuldakilerin de Türkçe bilmediklerinin fazlasıyla farkındaydı. Hala konuşmuyor ama öğrendiğini belli ediyor. Yeni kelimeler öğrendiği zaman gelip soruyor emin olmak için:

Derin -Ağacın İngilizcesi tree. Çiçeğin İngilizcesi ne?
Ebru – Flower.
Derin – Flower F ile başlıyor.

Arada bir cümleler de soruyor. Çoğunlukla doğru bildiğini kontrol etmek için. Konuşmuyor ama İngilizce bir şey söylemek istediğinde şarkı söylüyor. Çoğunlukla da alfabe şarkısını ve genelde avaz avaz bağırarak!

Konuşmayı öğrenmeleri kadar okumayı öğrenmeleri de farklı gelişiyor. Defne’ye Türkçe okumayı öğretmeye başlamadan önce ben evdeki tüm İngilizce kitapları kaldırmıştım. Kafasının karışacağını düşünüyordum. (Yetişkinler olarak çocukların kapasitelerini çoğu zaman küçümsüyoruz.) Derin ise sürekli Defne’nin okuduğu kitaplara bakıyor. Kendi Türkçe alıştırmalarını yaparken Defne’nin İngilizce yaptıklarını takip etmeye çalışıyor. Türkçe kelimelerin yanında İngilizce kelimelerin de yazılışlarını soruyor ve yazmaya çalışıyor. Sokakta gördüğü kelimeleri okutuyor. İngilizcesiyle Türkçesi benzer kelimeleri özellikle çok seviyor. İngilizce kitapları İngilizce okutup ardından tercüme ettiriyor. Derin sanki İngilizce öğrenmek için daha aktif çaba gösteriyor. Defne dert etmeden doğal olarak öğrenmişti, Derin uğraşıyor. (Biraz da acelesi var galiba ablaya yetişmek için!)

Derin’e okuduğum kitapları okurken anında tercüme edersem yazılarıyla (İngilizce) benim söylediklerim tutmuyor. Ben de en sevdiği kitabı Türkçe’ye çevirip kitaba çevirisini yapıştırdım. Artık oradan okuyoruz. İki dilde okurken de yazıları takip edebiliyor.

Burada iki dilde yazılmış kitap çok bulunuyor. Ben Türkiye’de İngilizce ve Türkçe yazılmış çocuk kitabına rastlayamadım. Ama Language Lizard’da İngilizce ve Türkçe kitaplar satılıyor. Benim gibi tercüme edip, kesip yapıştırmak istemeyenler için

Reklamlar
Bu yazı çok dilli yaşam içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

9 Responses to İki farklı dil, iki farklı çocuk

  1. Mete Tortop dedi ki:

    Hayranlıkla izliyorum, bu kadar ilgilenen olsa, ben bile öğrenebilirim İngilizceyi.

  2. Anonim dedi ki:

    Yine harika. Emeğine sağlık Ebru’cum.

    Neslihan.

  3. Çok dilli konuşan bir ev olarak söyleyeceklerim var sanırım:))
    İngilizce-Türkçe kitapları bir ara D&R`da görmüştüm bu arada.
    Çocuk beyni bizlerden çok daha sınırsız. (bizim de öyle hoş ama farkında değiliz)
    Dil konusu ilginç geçekten. Çocuğun dil öğrenmesinin sınırı yok gibi. Ben 4 dil ile büyüyen çocuklar bile tanıdım.
    Siz İngilizce kitapları başta kaldırmışsınız ama aslında iki dil ile çok rahat büyüyebilir, kafa karışıklığı belli bir süre sonra geçiyor. Bizim evde ben dilleri hiç karıştırmadan sadece Türkçe konuşuyorum, eşim ise sadece Almanca. Anaokulundan beri de İngilizce öğreniyorlar. Şimdi ilkokuldalar ve haftada 10 saat İngilizce dersi var. Öğretmenleri de çok memnun. Dil bilmenin, yabancı dilin farkında olduklarından çok rahat öğreniyorlar.
    Eşim de ben de baştan beri kendi dillerimizde kitap okuyoruz. Bir teoriye göre bebek daha anne karnında farkedermiş farklı diller konuşulduğunu. Tercüme etmek bir yöntem ama çocuklar için en güzeli oyun dili. Size tavsiyem onların oyun oynayabileceği Amerikalı arkadaşlarla okul dışında bol bol görüştürün. Ben de öyle yapıyorum, babadan öğrendikleri pekişsin diye burada yaşayan Alman arkadaşlarla görüşüyorum, çocuklar bir arada oynasınlar diye….
    Çok dilli ve çok kültürlülük… Zaman zaman yorucu ama zevkli, kafa karıştırıcı bazen ama aslında özgürlük özünde, geniş düşünme, hayatı sorgulama….

  4. defnesmom dedi ki:

    Ben kitapları kaldırmıştım, İngilizce’yi değil. Defne’nin bütün arkadaşları Amerikalı zaten. İngilizcesinin nasıl olacağı değil benim düşüncem. Benim daha çok dert ettiğim Türkçe’sinin nasıl olacağı. Evde konuşulan dille okulda öğrenilen çok farklı. Bizim bütün çabamız Türkçesinin de İngilizcesi gibi yaşıyla ilerlemesi. Ama maalesef burada Türkçe konuşan arkadaşları yok. Ailesi Türk olanlarla bile artık İngilizce konuşuyor Defne. Sadece babasıyla ben kaldık onunla Türkçe konuşan. Bir de internetten görüştüğü akrabaları. Gelecek yıllarda yazları Türkiye’de daha uzun vakit geçirmeyi ümit ediyorum. İspanyolcası da yabancı lisan olarak kalacak umarız. Türkçe’nin aksine onu okulda derslerle destekleyebileceğiz.

    Anneme de söyleyeceğim, buraya gelmeden D&R’a uğrasın.

  5. Ödülünüz için tebrik ediyorum.

  6. sukriyekorkmaz dedi ki:

    ne güzel böyle iki, üç dille büyümesi çok özendim yapabilir miyiz bizde acaba hiç merak etmemiştim 🙂

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Benim bildiğim yabancı dil öğretmenin üç yolu var. Birincisi yabancı bir ülkeye taşınmak. İkincisi yabancı bir dil konuşan birinden (bizim durumumuzda dadımızdan) kendi konuştuğu dili öğretmesini rica etmek. Ya da yabancı dille öğretim yapılan bir okula göndermek. Ben kendi kendime çocuklarıma İngilizce öğretebilir miydim bilmem.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s