Fen bilgisi ve matematik

Bugün yine Defne’nin okulundaydım. Genelde benim yardım ettiğim bu saatte okuma ve yazma yapılıyor. Öğretmenleri sınıfı okuma seviyelerine göre ayırmış, bir saat boyunca dört istasyona uğrayıp değişik aktiviteler yapıyorlar. Öğretmenleriyle birlikte yaptıkları okuma seviyelerine göre ayarlanmış. Bir masada bilgisayarlar var orada da kendi hesaplarında nereye kadar gelmişlerse oradan devam ediyorlar. Benim ve diğer annenin yardım ettiği masada genelde boyama ve yazma oluyor. Hepsi yapabildiği kadar yapıyor. Sınıfta bazıları daha kelimeleri yeni yeni yazmaya başladılar. Bazıları hikayeler yazıyor. Ama son iki haftadır matematik ve fen bilgisi eklemiş öğretmenleri. Ben bugün fen bilgisi masasındaydım. Bir kutu toprak içinde onlarca solucanla oynadık!

Önce solucanların başlarını ve popolarını öğrendik.  Çok gereksizce solucanların cinsel organlarının isimlerinin clitellum olduğunu öğrendik. Kafaları oraya daha yakın oluyormuş. Onların üstüne spreyle su sıktık. Ama esas yirmi tane altı yaşında çocuk solucanları mıncıklayıp ellerinden düşürdükçe çığlıklar attılar. Bugüne kadar en çok eğlendiğimiz dersti. Öğretmenleri iki gün önceden bizi solucanlar konusunda uyarmıştı. Ben her hafta Derin’i okula bırakıp geldiğimden derse 3 dakika geç kalıyorum. O yüzden nispeten zor olan masada hep Hollandalı öbür anne oluyor. Ama bu sefer ben sınıfa girince kadıncağız yerinden kalkıp solucanları bana bıraktı. İyi ki de bırakmış. Çocuklara “Haydi hikayenizi yazıp bitirin,” demek yerine onlarla beraber ben de çocuk olup toprakla oynadım! Ben küçükken, herhalde altı- yedi yaşlarında, oturduğumuz apartmanın bahçesinde solucanlarla oynardım. Çocukluğumu hatırladım. Bizim okulda böyle bir şey yaptığımızı düşünemiyorum.

Sınıfta öğretmen öğrencileri okuma seviyelerine göre ayırmış ve yapabildiği kadar çocukların seviyelerine göre aktiviteler yaptırmaya çalışıyor. Ama aynı uygulamayı matematik için yapmıyor. Ne kadar sayı saymayı bilerlerse bilsinler hepsi okulun ilk üç ayı ona kadar saydılar. Daha yeni toplama yapıyorlar. Defne’nin okulda yaptıklarıyla Derin’in evde yaptıkları aynı. Benim konuştuğum annelerin çoğu bu konudan şikayetçi. “Hangisi daha uzun veya büyük?” diye bir ünite olur mu? Bunu 3-4 yaşında çocuklar bilir zaten. Çocuklara toplama öğretmek için haftalarca resimleri iki renge boyadılar. Mesela 6 topu iki renge boyayıp kaçla kaçın altı yaptığını anlasınlar diye. Sonra artı yerine “ve” kullandılar iki hafta. Daha yeni 2+3=5 yazıyorlar. Oysa insan beyni sembolleri gayet iyi anlayabilir. Bu kadar zamanda çocukların önlerine birer abaküs veya birer kase renkli fasulye koyup işlem yaptırsalardı şimdiye kadar hepsi çözmüştü olayı.

Okulun bitmesine altı hafta kaldı. Okula gitmenin Defne’yi çok olgunlaştırdığını farkediyorum. Evden ve aileden uzak o kadar vakit geçirince daha çok kendine güvenen ve biraz da başına buyruk bir hanım oldu. Bakalım birinci sınıf nasıl olacak?

Reklamlar
Bu yazı okul içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Fen bilgisi ve matematik

  1. Merak ettim de Amerika’da okuma yazma anaokulunda mı öğretiliyor? Daha doğrusu eğitim sistemi nasıl? Türkiye’de bu sene 5,5 yaşındaki çocuklar okula başlayacak.Bütün veliler merak içindeyiz.

  2. Defne'nin Annesi dedi ki:

    Amerika’da eğitimin sorumluluğu eyatlerde. Eyaletlerin içinde de okul bölgeleri var. Eyalet kanunlarının çizdiği ana hatlarda detaylara – okutulacak kitaplar, öğretmen atamaları, okulların bütçeleri- bölge yönetimleri karar veriyor. Yani milli eğitim yok. Ama tabi genel olarak sistem aynı: İlkokul, ortaokul, lise, üniversite.
    Biz Washington’da yaşıyoruz. Burada devlet okulları beş yaşında ana sınıfıyla (kindergarten) başlıyor. Okullar Eylül başında açılıyor. Bir Eylül itibariyle beş yaşını doldurmuş çocuklar başlayabiliyorlar okula. Bazı aileler Ağustos doğumlu çocuklarını bir sene bekletip geç gönderiyorlar okula. İsteyen aileler Eylül ve Ekim doğumlu çocuklarını okulun onayını alarak erken başlatabiliyor. Anasınıfları yarım gün olabiliyor bütçe problemleri yüzünden. Okumayı ana sınıfında öğrenmeye başlıyorlar. Ama daha çok oyun ağırlıklı geçiyor günleri. Okula alışsınlar ve sevsinler diye. Okul öncesi eğitim, (preschool), 3-4 yaş, ise özel yuvalarda.
    Bence beş yaşında okumayı ve yazmayı öğrenmeye başlamalarında hiç bir sorun yok. Problem okulun ve sınıfların düzeninde. Beş yaşında kırk-elli çocuğu sıralara dizmeye kalkarsanız rahat dururlar mı bilmem.
    Ebru

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s