Bilgisayar oynamak televizyon seyretmekten daha mı iyi?

Yakın zamanda Derin’in oynadığı iPad uygulamalarından bahsetmiştim. Sabahları 45 dakika oynamasına izin veriyorduk. Ve de bunun makul olduğunu düşünüyorduk. Ama baktık ki biz yokken veya meşgulken de açıp oynamaya başladı. Şifresini değiştirmek işe yaramadı çünkü üç yaşındaki bir çocuğun azmiyle onlarca defa yanlış şifreyi girince alet kitleniyor! Hatta daha çok oynayabilmek için sabahları erken kalkmaya başladı. Biz uyanmadan sesini kısıp oynuyordu. En son Salı günü oyun oynamak için okula gitmek istemeyince eve iPad yasağı geldi. Şimdilik hafta sonuna kadar. Yasak herkese tabi. Babaları da gazete okuyamıyor!

Bir yandan programların öğretici yanı var. Bir yandan da herhangi bir ekran başında geçirilen zamanın iyi olmadığını düşünüyorum. Evde televizyon yok ama bilgisayar ve telefonda her şey var. Ben bunları düşünürken, ve de Derin’in bilgisayar oynamadığı iki günde biraz sakinleştiğine kanaat getirmişken, dün gazetede çocuklar ve iPad ile ilgili bir yazıya rastladım. Okumak isterseniz yazının orjinali Wall Street Journal’da: The iPad Dilemma ve What Happens when Toddlers Zone Out With and iPad.

Bizdekiler gibi bir çok öğretici uygulama var iPad için yazılmış. Derin oynadıkça da öğreniyor. Ama o şekilde birşeyler öğrenmesi sağlıklı mı? Ekranda okunan kitabı dinlemekle, bir büyükle sayfaları çevirerek, soru sorarak, konuşarak kitap okumak bir olabilir mi? Fazla televizyon seyretmenin ilerde davranış bozukluklarına yolaçabileceği kanıtlanmış. Ama son yıllarda çıkan bu yeni jenerasyon bilgisayarlar için henüz bir araştırma yok. Kullanması kolay olduğu için iki yaşında bilgisayarla oynamaya başlayan çocuklar on yaşına geldiklerinde ne olacaklar bilemiyoruz. Amerika’da 2-4 yaş arası çocukların yüzde kırkı, 5-8 yaş arası çocukların yarısından fazlası iPad veya benzer ekrandan kontrol edilen bilgisayarlardan kullanmış. Büyüdüklerinde bir zararını görecekler mi?

Ben açıkçası bir çok kişi kadar hayran değilim bu aletlere. Dergimin, kitabımın, gazetemin sayfalarını çevirmeyi seviyorum. Bilgisayarı bir şeyler okumak için değil genelde yazmak için kullanıyorum. Artık akıllı bir telefonum var ama bazen onu bir kenera bırakıp sadece telefon eden telefonumu kullanmayı istiyorum. Ama ben bir bilgisayar mühendisiyle evliyim ve o kesinlikle böyle düşünmüyor! Kendisi ve çocukları bilgisayar oyunlarını çok seviyorlar. Benim koyduğum yasaklar ve kısıtlamalar sıkça bozuluyor. Peki bunun dengesi nedir?

Olamazsa olmaz, uzun yolculuklarda (Seattle – İstanbul 20 saati buluyor) her çocuğa bir bilgisayar! Biri oyun oynar, öbürü film seyreder ki anneleri rahat eder. Arada bir evde çocuk filmleri seyretmeleri de güzel. Türkçe seyretmeyi en çok sevdikleri filmlerden biri Keloğlan dizisi. Bir de YouTube’dan Türkçe pop müzik dinliyorlar. Defne’ye bazılarının sözlerini de basıp veriyorum. Dozunu kaçırmadıkları sürece oyun oynamalarına da bir şey demiyorum. Ama bağımlılık yapıyor bu iPad! Oynadıkça daha çok oynamak istiyorlar. Ona nasıl engel olacağım?

Reklamlar
Bu yazı teknoloji içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

8 Responses to Bilgisayar oynamak televizyon seyretmekten daha mı iyi?

  1. ÇokBilmiş dedi ki:

    Bence de asıl konu bağımlılık. Bağımlı olmadan, bilinçli kullanmayı öğretebilirsek sorun yok. Ama o nasıl öğretilir bilemiyorum. Benim kızın fazla ilgisi mi yok bilemiyorum ama oynamasına izin verdiğimiz halde çok sık istemiyor. Zaten bütün gün sokakta, ancak akşamları televizyona ya da ipad’e zaman kalıyor. O zaman da bizim kendi aramızdaki sohbete katılmak istiyor, dikkatini toparlayamıyor ve aleti elindne bırakıyor.

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Dozunu kendileri ayarlayabildikleri zaman çok güzel.
      Bizim de kızımız oğlumuz kadar düşkün değil. Kitaplıklara tırmanıp uykusuz kalmıyor iPad uğruna. Büyüklerde bile bağımlılık problem olabilir, üç yaşında çocuğu nasıl kontrol edebilirim ki? Oynadıkça istiyor.

  2. Her şeyde olduğu gibi azı karar çoğu zarar! ”üç yaşında çocuğu nasıl kontrol edebilirim ki?” demişsiniz. Size önerim, istikrar. Neye karar verdiyseniz bunu sonuna kadar uygulayın. Yoksa hayatımızdaki birçok bağımlılıktan kurtulamazdık.Başka ilgi alanları yaratın. (Düşünsenize anne sütü ile beslenen çocuğu bile temel besininden ayırabiliyoruz. Bu istikrar sayesinde iki aylıktan beri parmağını emen oğlum 19 aylıkken bıraktırdım.)

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Biz de iyi gidiyorduk sabahları yarım saat kırk dakika diye ama birkaç gün içinde bize sormadan alıp oynayabileceğini keşfetti. Çocuklar büyüdükçe kuralları yeniden (veya sıfırdan) yazmak gerekiyor.
      Bir de Derin’in bakış açısından bakmak lazım olaya:
      Başka hiç bir oyuncağımı annem oğlum bırak artık yeter oynadığın diye elimden almıyor. Bu bilgisayarı LEGOlardan veya arabalarımdan veya boya kalemlerimden farklı yapan ne? Biraz daha kuracalarsam çözebilir miyim acaba?

  3. ÇokBilmiş dedi ki:

    Takip ettiğim bir Amerikalı ve çok çocuklu blogger anne “Çocuğa belirli sürelerde televizyon seyretme izni vermektense, televizyonu toptan seyrettirmemek daha kolay” demişti 🙂

  4. müberra ergin dedi ki:

    Ebru’cum, mevcutlara, çağımızın ve bilgisayarın tüm imkanlarının eklenmiş olması beni çok mutlu ediyor, hepimizi akıl almaz derecede zenginleştiriyor. Bugünkü öğrencilerimize bakınca, bizim onların yaşlarında bilmediğimiz ne kadar çok bilgiye – hatta hemen hemen her konuda bilgiye – sahip olduklarını ve o ölçüde de olgunlaştıklarını görüyorum. Bunun da, aramızda çok nesil farkı olmasına rağmen, birbirimizi daha kolay anlayabilmek gibi bir artı değer yarattığını düşünüyorum. Ancak, nesilleeeeeer öncesinin deyişiyle, “azı karar, çoğu zarar”. Hayatın bize sunduğu o kadar çok sey var ki, bunları kaçırmak, diğer taraftan gelen artıları eksiye çevirmek dengesizlik olur.
    Sizin, hatta bir anne olarak senin, endişelerinizi çok iyi anlıyorum. Duyduğumuz, okuduğumuz herşey kafamızı bulandırıyor ve bizi “dilemma”lara sürüklüyor, çocuğu değil! Zira bizler de çocukken, zamanımızın oyunlarını, oyuncakları ile saatlerce oynardık… eğer biz de ipad ile büyümüş olsaydık, bugün bunu hiç yadırgamayacak, son derece normal görecektik. Televizyon, ben lisedeyken hayatımıza girdi ve onu değiştirdi, ancak beni asosyalliğe veya tembelliğe itmedi. Bu kişinin yapısıyla da çok alakalı bir olgu.
    Araştırmacılar, araştırmalarını hangi çevreden, şartlardan, vs.. insanlar üzerinde yaptıklarını pek söylemezler. Bu nedenle de ben sonuçlarına pek itibar edemem.
    Aklıma şöyle bir fikir geldi: kendi araştırmamızı kendimiz yapalım. Bir anne ve eğitimci olarak, teknolojinin etkileri beni de ilgilendiren bir mesele. Son sınıflarda okuttuğum konuların kapsamına da giriyor.
    Eğer aklını kurcalayan soruları bir araştırma formu halinde hazırlayabilirsen, bunu, sizin aile profilinizde olan ve hep son teknolojilerle büyüyen öğrencilerimizde, veya başkalarında uygulayabiliriz. Belki bir form anne-baba, bir form çocuk için hazırlanabilir. Bunu araştırıp, düşünüp, geliştirmek ve kotarmak pek kolay olmayacak.
    Böylesine sonu olmayan bir konuda, düşüncelerimin bir kısmını seninle paylaşma fırsatı verdiğin için teşekkür ederim. İleride devam etmek üzere şimdilik nokta koymak istiyorum. Ama yine de, araştırmaksızın, küçük-büyük kim olursa, en çok ilgi duyduğumuz şeye en çok zamanımızı ayırmamızın bana doğal geldiğini ekleyerek bitiriyorum. Hepinize sonsuz sevgiler…

  5. Defne'nin Annesi dedi ki:

    Bilgisayarların hayatımızı nasıl değiştirdiğine hayran kalmamak mümkün değil. Çoğu zaman çocuklar bana bir şey sorduklarında anında açıp gösterebiliyorum resmini. Benim endişem aşırıya kaçmaları. Burada en önemli faktör sizin de dediğiniz gibi insanın yapısı.Aynı evde ve ortamda yaşıyorlar ama kızım oğlum kadar çok ilgilenmiyor.Sıkılınca bırakıp gidiyor. Oğlum bir türlü sıkılmıyor! Oynadıkça daha çok istiyor ve huysuzlaşmaya başlıyor. Bir nevi tiryaki yani.
    Bilgisayar başında fazla vakit geçirmenin etkileri daha yeni araştırılıyor. Ancak her sosyal araştırmada olduğu gibi burada da iki konu arasındaki ilgiyle (koralasyon) neden-sonuç ilişkisini ayırabilmek zor. Bilgisayar başında daha çok vakit geçiren çocuklar daha az mı çevreleriyle ilgileniyorlar yoksa kendi kendine vakit geçirmeyi tercih eden çocuklar mı bilgisayar başında daha çok vakit geçirmeye eğilimli? Bu bir çok konu için geçerli. Yetenekleri olanlar mı başarılı olurlar yoksa çok çalışanlar mı? İkisi de tabi ama insan yapabildiği ve zaten sevdiği birşeyle daha çok uğraşmaz mı? Tarafsız bir araştırmada bebekler doğar doğmaz rasgele iki gruba ayrılıp, yarısına bilgisayar verilir, yarısına verilmez. Bunu yapmak mümkün değil tabi. Büyüdükleri zaman ne kadar bilgisayar oynadınız ve nasıl biri oldunuz sorularını önlerine koyduğunuz zaman neden bu kadar çok oynadınız sorusunu tam cevaplayamıyoruz.
    Ekran başında geçirilen vaktin teker teker insanlar üzerindeki etkisini anlamak çok kolay değil. Ama genel olarak teknolojinin yapımızı değiştirdiği bir gerçek. Benim öğrencilerimde en sık gözlemlediğim özellikler sabırsızlık ve kolaya kaçma. Bilgisayar oyunlarındaki anında puan kazanmayı başka yerlerde de bekliyorlar. İnternette cevabını bulabilecekleri hiç bir konuyu düşünmek istemiyorlar. Anında tepki bekliyorlar. Bir de herkesin her okuduğuna inanması beni deli ediyor. İnternetin çoğunluğu savsata. Ama bir çok kişi her okuduğuna inanıyor. Kaynağını hiç merak etmiyor. Üzümü ye, bağını sorma! Üzüm değilse de idare et!
    Aslında her (yaşlı) jenarasyon gençlerden şikayet eder. Değişikliklere alışmak kolay değil. Eminim benim bu dediklerim radyo, televizyon, telefon gibi her yeni teknoloji için benzer şekilde söylendi. Ben sadece bir anne olarak oğlumu sabahtan akşama kadar bilgisayar başında görmek istemiyorum. Evde öyle biri var zaten – babamız 🙂
    Bana yazdığınız için ve düşüncelerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Seattle’dan İstanbul’a sevgiler!
    Ebru

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s