Başımıza neler gelecek?

Bugün New York Times‘da okuduğum bir yazı beni çok korkuttu. Amerika’da liseli çocuklar arasında reçeteli ilaç kullanımının ne kadar yaygınlaştığını anlatıyordu. Evet, bizim oralara daha çok vaktimiz var ama şimdiden endişelenmeye başladım. Yazmadan duramadım. Yazının orjinali Risky Rise of the Good-Grade Pill (iyi-not hapının riskli yükselişi).

Eskiden yaramaz çocuk, haraketli çocuk derlerdi. Sınıfta problem yaratan çocukları tek başlarına köşeye oturturlardı. Şimdi hasta diyorlar, hemen ilaç yazıyorlar. Defne’nin sınıfında bir tane var. Senenin başında durup dururken bağırıyordu. Arada öğretmen onu sınıftan gönderiyordu. Derslerinde çok geriydi. Son iki aydır toparladı. Problem çıkarmıyor. Derslerinde hızla ilerliyor. İlaçla tedavi sonuç vermiş olmalı. Ama 6 yaşındaki bir beynin gelişimine bu şekilde kimsayallarla müdahale etmek ne kadar doğru bilemiyorum.

Ben ilaç sevmem. Bizim evde ecza dolabı yoktu. Annemler evde kesinlikle ilaç bulundurmazlardı. Soğuk algınlığında, gripte yatağa yatıp geçmesini beklerdim. Annem nesil eskitmemiş ilaca güvenmez. Ben şimdi kendi çocuklarıma her ilaç verdiğimde – soğuk algınlığında rahat uyusunlar diye mesela- kendimi rahatsız hissediyorum.  Dolayısıyla ilaç kullanma konusunda hayli ön yargılıyım. Mecbur kalmadıkça ilaçtan uzak durmaya çalışıyorum. Ama tabi mecbur kalmak ne demek? Yaşayan daha iyi bilir tabi çocuğunun durumunu. Doktorların teşhislerine ve tavsiyelerine güvenmek lazım.

Son zamanlarda Amerika’da çocuklara davranış bozukluklarıyla ilgili yazılan reçetelerde çok büyük artış var. İstatistikler burada. Ama okuduğum bu makale başka bir yöne dikkat çekiyor: Sağlıklı çocukların okulda başarılarını arttırmak için bu ilaçları kullanmaları. Çoğu zaman reçetesi bulunan sınıf arkadaşlarında temin ediyorlarmış. Sınavlara çalışmak için ve önemli sınavlardan önce aldıklarını söylüyorlar. Bir tanesi 5 dolara satılıyormuş bu hapların. Bunlar bağımlılık yapan ilaçlar. Oldukça tehlikeli. Notu yükseltmek için değer mi? Bu tehlikeyi 15 yaşında sınav ve not stresinde olan bir çocuk anlayabilir mi? Makale bu ilaçların okullarda ne kadar yaygın olduğundan ve çocukların yalan söyleyerek doktorlardan nasıl reçete aldıklarından bahsediyor. Dedim ya, okurken korktum. Bunlarla da mı uğraşacağız?

Türkiye’de davranış bozuklukları ve psikolojik sorunlar için ilaç kullanımı ne kadar yaygın bilemiyorum. Amerika’daki kadar değildir herhalde. Ama İstanbul’da özel bir lisede öğretmen olan annem son yıllarda öğrencileri arasında reçeteli ilaç kullanımının arttığından söz etmişti. Kullananlar çoğaldıkça işin ticareti de başlar herhalde. İnternet nesli her şeyi çok çabuk öğreniyor. Türkiye’de böyle bir şeyin bilinmediğine inanmak zor. Düşünün YGS, LYS veya TUS gibi önemli bir sınav öncesinde sizin konsantrasyonunuzu arttıracak, notunuzu yükseltecek bir hap olsa almaz mıydınız? Peki, çocuğunuza verir miydiniz?

Reklamlar
Bu yazı çocuklar büyürken içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Başımıza neler gelecek?

  1. ÇokBilmiş dedi ki:

    Asla vermem! O sınavlara da zırnık değer vermiyorum. Ben o sınavların hepsine deli gibi hazırlandım, gece gündüz çalıştım, hep iyi okulları kazandım. Umarım benim çabam, kızımın daha rahat eğitim almasına yarar. Yoksa her nesil benim gibi kendini parçalayacaksa, bu işin sonu yaş demektir.

  2. Defne'nin Annesi dedi ki:

    Siz vermezseniz de böyle bir ilacın okulda yaygın olduğunu düşünün. Kullananlar daha yüksek not alıyorlar. Öğrenci memnun, öğretmen memnun, aile memnun. Böyle olduğu zaman da çocuklar kolayca kullanır ve kullanmaya devam eder. Çünkü kısa dönemde etkileri hep olumlu. Böyle bir alışkanlığı durdurmak diğer bağımlılık yapabilen alışkanlıkları engellemekten çok daha zor bence.

    Sınavlara ben de çok çalıştım. O sınavlardan çocuklarımı uzak tutmak için uzaklara kaçtım, buralara geldim, yerleştim. Ama bu insanların her an her yerde birbirleriyle yarış halinde oldukları gerçeğini değiştirmedi. Burada da iyi okullara girmek bir yarış. Sınavlar, notlar, öğretmenlerin fikirleri, okul dışı faliyetler… Bazen ÖYS sanki kolaydı dedirtiyor insana. Malesef her nesil başarılı olmak için kendini parçalayacak.

    • ÇokBilmiş dedi ki:

      🙂 Ben kızımı okula göndermemeyi düşünüyorum.
      Eğer bir şekilde göndermek zorunda kalırsam özellikle ev ödevi yaptırmayarak, uzun süre devamsızlık yaptırarak, sınav notlarını öğrnemeyerek vs kasti olarak yarış dışı bırakmayı planlıyorum.
      Hayatta akademik başarıdan daha keyifli ve öenmli şeylerden olduğunu öğrensin istiyorum ve inanıyorum ki bu şekilde akademik başarısı, normal çalışan öğrenciye göre kat kat daha iyi olacaktır.
      Zira bence önemli olan \”öğrenmekten keyif\” almayı ve \”ders çalışma\” tekniğini öğrenebilmek. Benim bunları öğrenmem epey zaman almıştı.
      Tabii bunlar sadece plan. Çocuk henüz 3 yaşında. Tükürdüğümü yaladığım çok olmuştur 🙂 Ama gönlüm geçen bu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s