Çok dilli yaşam

Defne Almanca öğrenmeye karar verdi. Akşamları artık babasıyla birlikte Almanca kitap okuyorlar. Ben Almanca bilmem ama benziyor biraz İngilizce’ye. Tabi çok basit kitaplar okuyorlar. Şimdilik üç tane Almanca kitabımız var. Arada bir de kütüphane’den alıyoruz. İlk aldığım kitap Tiene und die Eisenbahn idi. Küçük bir kızın babasıyla beraber babaannesini görmek için yaptığı tren yolculuğunu anlatıyor. Resimlerinden hikaye anlaşılıyor – ben bile buraya yazacak kadar anlamışım- ama yeni başlayanlar için biraz zor. Sonra İngilizce ve Almanca bir kitap aldım. Mama Wata und das Monster – Mamy Wata and the Monster. Denizleri koruyan denizkızının ve karşısına çıkan canavarın hikayesi. Defne’nin doğum günü sebebiyle bu aralar evde bir denizkızı teması sürüp gidiyor. Almancasını anlamadığı zaman yanında İngilizcesini okuyor. Ama Defne’nin seviyesine en çok uyan MIMI adlı kitap oldu.

Siyah beyaz resimlerin altında basit Almanca cümleler var. Bu kitaba baktıkça keşke böyle Türkçe bir kitap bulsam dedim.  Bu yedi ciltlik bir seri. Defne’nin ilgisi devam ederse…

Derin ise Türkçe okumayı öğrendiğine ve artık İngilizce okuması gerektiğine karar verdi. Türkçe okuma ve yazma kuralları anlamış olmak ona yetiyor. Eline bir kitap alıp okuyamaması problem değil. O işi yapmak için annesi var nasıl olsa. Ama tabi İngilizce okuyup yazmak o kadar kolay değil. Bazı kuralları anladı. K sesi için K mı C mi yazacağım diye soruyor. Türkçe sesleri aynı olan harflerde sorun yok zaten. Ş yerine SH ve Ç yerine CH yazıldığını öğrendi. Ama sesli harfler onu deli ediyor. Eder tabi. Doğru dürüst bir kuralları yok ki! A sesine benzer sesler için E (eye) I (ice) A (hard) ve U (cup) yazdı. Yani yolumuz daha çok uzun…

Ben ise çocuklarıma yetişebilmek için İspanyolca öğrenmeye karar verdim. Yaşım tek basamaklı olmadığından kolay olmuyor tabi. Eski bir televizyon dizisinden uyarlanmış çok değişik bir kitabım var. Dizi Muhteşem Yüzyıl’ın eline su dökemez ama ne yapalım? Her bölüm için önce diziyi seyrediyorum, sonra kitaptaki soruları cevaplıyorum, sonra da alıştırmalar yapıyorum. Dizideki kıyafetler seksenlerden kalma. Biraz nostaljik, biraz komik. Evde tek başıma yaparken kolay geliyor. Haftada bir de Defne ve Derin’in İspanyolca öğretmeni bana ders veriyor. O zaman ne kadar öğrenmediğimin farkına varıyorum. Bugün neredeyse azar işitiyordum. Ödev olarak estar fiilinin çekimini bir sayfa yazmam gerekiyor. Bu yaştan sonra öğrencilik zor iş…

Reklamlar
Bu yazı çok dilli yaşam içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

18 Responses to Çok dilli yaşam

  1. Lale dedi ki:

    Ben de İspanyolca öğrenmek istiyorum, ders almadan olmamayacağı kesin.

  2. ÇokBilmiş dedi ki:

    Ben İspanyolca annlayabiliyorum ama konuşamıyorum 🙂 Bir el atsam hallederim sanırım ama ona da vakit bulamıyorum. Çok güzel bir lisan. Her yeni dil, bir öncekinden daha kolay öğreniliyor gibi geliyor bana. Çocuklar için hele çok çok daha kolay. Ama kitap okuyarak öğrenilebiliyor mu, merak ettim. Defne’nin gelişimini merakla takip edeceğim.

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Öğrenebilmek için kullanmak lazım. Akşamları on dakikayla olmaz tabi. Defne’ninki daha çok merak. Sınıfında ailesi yabancı çok aile var. Çocuklar birbirleriyle nece biliyorsun diye konuşuyorlardır.

  3. Çok dilli yaşam aslında ne güzel bir şey, bir çok dili konuşabilmek. Aslında yazınızı okurken fark ettim benim de çok dilli yaşamım varmış. ( Bulgarca, Rusça, Almanca, İngilizce, hatta Türkçe okumayı, yazmayı 10 yaşında öğrendiğimi düşünürsek Türkçe bile yabancı dil sayılabilir:) .Ama elde Türkçe ve İngilizce kalmış. Demek ki dil öğrenmeyi devamlı sürdürmek gerekir. Bir de çok küçük yaşta öğrenilen diller, hem düzgün konuşma hem de unutmama açısından daha başarılı. Mesela Bulgarca öğrendiğim ilk dil. Hala üzerinde hiç çalışmasam da anlayabiliyor ve kısa bir süre bu dili duysam konuşmaya başlayabiliyorum. O yüzden Defne bu konuda çok şanslı. Devamını getirirse çok başarılı olacak.http://miniklerveanneleri.com/

  4. Nuray dedi ki:

    Ben de 4 yasindaki kizmi 3 dilli buyutmeye calisiyorum. Ben Almanyada buyudum icin cok iyi bir derecede almanca biliyorum ve kizima ogretmeye calisiyorum. Esimile tanisip New York tasindim ve simdi kizimla evde turkce konusuyoruz, okulda ingilizce konusuyor ve haftasonlari UNIS School/New York almanca dersine getiriyorum. Cok dil bilmemin cok faydallari var ve bunlari cocuklarimiza verebiliyorsak ne mutlu bize 🙂

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Ne kadar şanslı kızınız. New York’ta biraz daha da kolay oluyordur çok dilli ve çok kültürlü yaşamak. Ne de olsa dünyanın en kozmopolit şehirlerinden biri. Batı yakasından doğu yakasına sevgiler 🙂

  5. Aaa Destinos’u PBS te gösteriyorlardı fi tarihinde. kaydetmeye çalışmış ama becerememiştim. Süper oldu bu. Harika. Çok teşekkürler.

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Rica ederim. Benim İspanyolca derslerim o yazıyı yazdığımdan beri aynı yerde sayıyorlar. Çocukların okulları başlayınca devam edeceğim inşallah.

  6. Duygu dedi ki:

    İspanyolca bilen biri olarak öğrenme çabanızı takdir ediyorum ayrıca blog u yeni keşfettim ben de kızlarım adına açtığım blog uma beklerim ustelik isimler size çok aşina :)) defnevederin.blogspot.com

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Blogunuza baktım. Çok güzel. Size kolay gelsin. Hem blog için ama asıl ikiz kızlara annelik için 🙂

  7. nazlı dedi ki:

    Merhaba…
    Evde kendim İngilizce öğrenmeye karar verdim ve araştırma yapmaya başladım ama Türkiye’de eğitimin her alanında sorunlar olduğu gibi dil öğrenmekte sorunlu.

    Bunun için kurslar var ama maliyetleri fazla ve öğrenciyi soyulacak kazlar olarak görüyorlar. Ücretsiz kurslara gelince okuldaki yanlış eğitim orada da kendini gösteriyor öğrenci daha doğru dürüst kelimeleri , cümleleri okumadan kalıplaşmış öğretme yöntemlerini kullanıyorlar zamanlar vs. gibi

    İnternette araştırma yaparken de birkaç okuma kuralından başka doğru kaynak bulamadım açıkçası.
    Acaba ingilizce okuma kurallarını anlattığınız bir yazı hazırlamayı düşünür müsünüz?Yardımcı olursanız çok sevinirim.

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Kendi kendine dil öğrenmek hiç kolay değil. Zamanları, kalıpları öğrenmeniz lazım mecburen. Ama haklısınız, kurslarda ve kalabalık derslerde kolay olmuyor. Ben bu aralar İspanyolca öğreniyorum. Evde kendi başıma dilbilgisi kitaplarından çalışıp haftada bir özel ders alıyorum. Konuşmayı kitaplardan öğrenemezsiniz sonuçta.
      İngilizce telaffuz kurallarını kural olarak öğrenmedim hiç. Ama kızım okulda bazı kurallar öğreniyor. Kitabı var mıdır bilmem. İnternette bu sayfayı buldum.
      http://www.englishleap.com/other-resources/learn-english-pronunciation
      Belki işinize yarar. Okullar tekrar açıldığında Defne’nin öğretmenine de sorarım bir kaynağı var mı diye. Belki o zaman kısa bir yazı yazarım.
      Ebru

  8. tijen miriam dedi ki:

    merhaba tesadufen buldum sitenizi ve cok begendim,harika fikirler aldim sizden 4 yasindaki oglum icin:))ve her daim takipte olucam,bizde 10 sene Ingiltere´deki yasamin ardindan simdi Guney Amerikada Chile´de yasiyoruz,5 sene oldu.oglum ana dili olarak Ispanyolcayi benimsedi(calisan anne oldugum icin 1 yasindan beri yuvada)Turkceyi anliyor ve tek tuk kelimeler kullaniyor. evde onunla turkce konusuyoruz ama o ispanyolca yanitliyor.buyuk oglum ise kardesiyle ve bizle surekli ingilizce konusmayi tercih ediyor(ingilizce ve ispanyolcayi cok iyi konusuyor).buda tabii benim isime geliyor cunku 4 yasindaki oglum simdiden ispanyolcanin yaninda ingilizceyi cok rahat anlayip konusuyor,umarim turkceyi de ileride konusmaya baslar.bu arada ispanyolca calismalarinizda basariliar…

  9. Defne'nin Annesi dedi ki:

    Blogu beğendiğinize çok sevindim. Çocuklar birbirlerinden çok öğreniyorlar. Benim oğlum da İngilizce’yi ablasından öğrendi sayılır. İspanyolca çok güzel bir dil. Bir de şu fiil çekileri olmasa! Birazdan çalışmaya başlayacağım ben de. Dün akşam oğlum bana İspanyolca kitap okuttu. Kızım da yanımda telaffuz hatalarımı düzeltti. Çocuklar da büyüklere öğretebiliyormuş!
    Ebru

  10. aslıhan balkan dedi ki:

    Bende çok dil öğrenmek istiyorum. İngilizce okuduğumu anlayabiliyorum ama gel gelelim konuşma heyecanlanmama sebep oluyor ve “otur sıfır aldın!!” durumundayım. İspanyolca ise çok hoşuma gidiyor, ispanyolca şarkıları okunuşlarına bakarak söylemeyi seviyorum. Öğrenme isteği var ama bir tarafları kaldırıp işi gerçekleştirmek yok. Sanırım üşengeçlik durumu 🙂
    Sizi tebrik ederim. Ne demişler öğrenmenin yaşı yoktur… 🙂

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Konuşmak kısmı zor. Ben İspanyolca anlayıp yazabildiğimin onda biri kadar konuşamıyorum. Acaba sabahları Türkçe pop dinlemek yerine İspanyolca şarkılar dinlesem bir faydasını görür müyüm?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s