Okullar açıldı

Aslında okullar açılalı üç hafta oldu ama ben anca vakit bulabildim yazmaya. Benim yaz tatilimle Defne’nin yaz tatilinin kesiştiği iki haftayı Türkiye’de geçirdikten sonra döndük. Defne daha burasıyla Türkiye arasındaki 10 saat farka alışamadan ayağının tozuyla 1. sınıfa başladı. Okula bu sene başlamadı ama. Burada ilkokul anasınıfıyla (kindergarten) başlıyor. Beş yaşını Eylül ayında dolduran çocukları alıyorlar. Bu Defne’nin ikinci senesi. Geçen sene Türkiye tatilinden geç döndüğümüz için okulun ilk gününü kaçırmıştık. İyi ki de kaçırmışız. Meğer okulun ilk günü ana-baba günü olurmuş!

Defne ilk hafta yeni sınıfını pek sevmedi. Bir kere birinci sınıfta oyuncak yokmuş. Hiç olur mu oyuncaksız okul! Geçen seneki öğretmenini de özlemiş. Ona kart yazdı, resimler yaptı götürdü. Daha yeni birinci sınıf öğretmenine alışıyor. Bizim zamanımızda birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar öğretmen değişmezdi. Hala öyle mi acaba Türkiye’de?

Okul başlamadan bir akşam önce velileri çağırdılar. Giderken yanımızda haftalar önceden aldığımız okul mazlemelerimiz vardı. Geçen seneki gibi bu sene de uzun bir liste verdiler.

Hepsinin markasına kadar belirtilmiş. Süslü kalemler ve silgiler yok. Oysa ben İstanbul’dayken Kabalcı’ya gitmiştim. Oradaki kırtasiyeler ne kadar güzeldi!

Bizim alışverişimiz malesef öyle zevkli olmadı. Ben bütün listeyi internetten sipariş ettim. Yine de dayanamayıp Kabalcı’dan aldığım süslü kalemleri evde kullanıyoruz.

Geçen sene harfleri öğrenmeye ve okumaya önem veriyorlardı. Bu sene 1. sınıfta yazmaya daha çok vakit ayıracaklarmış. Zaten hemen hepsi okuyabiliyor. Geçen sene sınıfta tahminle yazıyorlardı. İngilizce’de yazım kuralları karmaşık. Öğretmen onların duyduklarını yazmasına izin veriyordu, genelde de yazdıklarını düzeltmiyordu. Mesela cook (pişir) yerine kuk, pencil (kalem) yerine pensl yazıyorlardı. Bu sene yavaş yavaş düzeltecekler ve yazım kurallarını öğrenecekler. Yeni öğretmenleri biraz daha sıkı galiba. İlk veli toplantısında bize hep sınıf disiplininden bahsetti. Yirmi veli çocukların minik sandalyelerinde mum gibi oturup öğretmeni dinledik.

Ben yine sınıfta öğretmene yardım etmek istiyorum. Gönüllü oldum, heyecanla öğretmenin kararını bekliyorum. Haftaya üçüncü veli toplantımız var. Bu sefer öğretmenle bire bir. Deniz (Defne’yle Derin’in babaları) öğretmen sana mülakat yapacak diye takılıyor bana. Okulda yardımın esas amacı Defne’nin neler yaptığını takip etmek tabi. Ama küçük çocuklar annelerinin okula gelmesini seviyorlar. Biraz büyüyünce ”Anne bari okulda beni rahat bırak,” diyebilir.

Bu arada Derin Defne’yle aynı okula gitmediği için biraz bozuk attı. Annem beni daha okul yaşım gelmeden birinci sınıfa göndermiş. Öğretmen çok yakın arkadaşıymış. Ben de rica ettim Defne’nin geçen seneki öğretmenine Derin’i misafir öğrenci olarak alsın sınıfa diye ama kabul ettiremedim. Neyse, Defne’den iki hafta sonra Derin’in yuvası da başladı. Orada bir büyük sınıfa geçmiş olmak şimdilik onu tatmin etti. Bazen küçük kardeş olmak zor geliyor ama yapacak bir şey yok. Onu ”Oğlum 15 yaşına gelince sen Defne’den daha uzun boylu olacaksın,” diye avutuyoruz şimdilik.

Reklamlar
Bu yazı okul içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Okullar açıldı

  1. lalebekyel dedi ki:

    Defne’me ve Derin’ime keyifli seneler ve başarılar…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s