Okul hayatının vazgeçilmezleri: sınavlar

Bu resmi Derin seçti.Ah okullarda şu sınavlar olmasa ne iyi olurdu! Ama olur muydu? Kimin neyi ne kadar öğrendiğini nasıl ölçersiniz? Evet, çocuklar küçükken, öğrenmeleri gereken sadece okuma, yazma ve biraz matematikse sınav yapmadan da bir öğretmenin hangi öğrencisinin ne kadar öğrendiğini bilebilmesi lazım. Ama bir yandan da öğretmenlerin hedefleri olmalı. Bir senenin sonunda öğrencilerin hangi seviyede olmaları gerektiğinin belirlenmesi lazım. Öğretmenlerin de bu hedefleri tutturup tutturamadıklarını ölçebilmeleri lazım. Birinci ve ikinci sınıflarda bunu öğrencilerine çaktırmadan yapabilirler. Defne’nin sınıfında öğretmen öğrencilerine sınav yaparken çocuklar ne olduğunun farkında olmuyorlar. Dolayısıyle çocukların üstünde herhangi bir baskı olmuyor. O sınavları öğretmen eve gönderiyor. Defne’den çok biz bakıyoruz. Bazı sözlü sınavları ise veli görüşme gününde sonradan öğrendik. Ama daha ileriki senelerde, özellikle çocukların okul dışında ödev yapıp ders çalışmaya başladıkları yıllarda, öğrencilerin sınavlara çalışmaya başlıyor. Sınavda başarılı olmak onlar için de bir hedef oluyor. Kendilerini arkadaşlarıyla kıyaslıyorlar. Zamanla sınavlar zorlaşıyor, sıklaşıyor. Gittikçe önemleri artıyor. Herkes kendi yapabildiğinin en iyisini yapmalı ve öğrenciler birbirleriyle karşılaştırılmamalı diye düşünüyorsanız bir daha düşünün. Okuldan sonra iş hayatında ve yaşamda da bir yarış yok mu? Bir işe başvurduğunuzda ve daha sonra çalışmaya başladığınızda başkalarıyla karşılaştırılmıyor musunuz?

testSınavsız okul bence olamaz. Hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin hedeflere ihtiyaçları var. Yapılması ve öğrenilmesi gereken konuların belirlenmesi ve bir sonraki seviyeye geçilmeye hazır olunup olunmadığının anlaşılması için bir sınav sistemi olmalı. Ama bu sistem öğrenciler ve öğretmenler üzerinde gereksiz bir baskı yaratmamalı. Fazla baskı altında çok az bir kesim insan daha başarılı olabilirken bir çok kişi yapabileceğinin çok daha azını başarabiliyor. Heyecandan iyi düşünemezsiniz. Çok sık hata yaparsınız. Bunun açıklaması insan beyninin yapısında gizliymiş. Sınav sırasında soruları cevaplarken işlevsel hafızamızı kullanıyoruz. İnsan baskı altındaysa kafasındaki endişeler de beynin bu bölgesini kullanıyor. Dolayısıyla düşünecek ve soruları cevaplayacak beyin kapasitesi azalıyor. Ben kendi öğrenciliğimde bazı sınavlarda çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Bir İngilizce sınavında kafamı toparlayamadığım için boş kağıt vermiştim. Sınav kaygısı kız öğrencilerde daha çok görülüyormuş. Bazı okullarda sınavlar öncesi çocukları yatıştırıp sakinleştirecek yöntemlere başvuruyorlar. Bunlardan bir tanesi sınavdan önce boş bir kağıda endişelerini yazmak. Öğrenciler kafalarındaki dertleri yazıya döktükleri zaman üstlerindeki yükü atıp beyinlerinin işlevsel kapasitelerini arttırabiliyorlarmış. Çocuklar büyüyünce sınav stresli o günler de gelecek. Senelerce Defne ve Derin’le birlikte girdikleri sınavlar için heyecanlanacağız. Sonuçlara bazen üzüleceğiz bazen sevineceğiz. Okul hayatını uzaktan da olsa çocuklarımızla bir daha yaşayacağız.

Sınavlar hep öğrencilerin kabusu olarak görülür. Ya öğretmenler? Öğrencileri başarız olan öğretmenler ne yaparlar? Türkiye’de öğretmenlerin başarılarını ölçen merkezi bir sistem kurulmaya başlandı sanırım. Annem son yıllarda tüm sınav ve karne notlarının elektronik ortamda Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderildiğinden bahsediyordu. Yakında topladıkları bu kadar bilgiyi kullanmaya başlarlar. Bir çok okulun kendi bünyesinde öğretmenlerini değerlendiren bir sistemleri vardır elbet. Kolay gelsin!Burada ise birçok eyalette öğretmenlerin maaşları, terfileri ve öğretmenlik yapmaya devap edip edemeyecekleri merkezi sınavlarda öğrencilerinin gösterdikleri başarılara bağlı. Meslek hayatlarını bu kadar doğrudan etkileyen bu sistemde ister istemez öğretmenlerin öğrencilerini sınavlara yönelik çalıştırmaya mecbur bırakıyor. Hatta iş daha da ileriye gidip öğretmenlerin kopya çekmesine kadar varabiliyor. Evet,  Atlanta’da öğretmenler ve okul müdürleri senelerce kendi öğrencilerinin sınavladaki yanlış cevaplarını sınavlar okunmadan düzeltmişler! Kopya deyince hep öğrenci çeker, öğretmen çektirmez diye düşünürüz ama…

Bu doğru mu?Benim öğrencilik hayatımda üç önemli sınavım oldu. İlki beşinci sınıfta girdiğim Anadolu Liseleri ve Özel Okullara Giriş Sınavı. Ben pek hatırlamıyorum artık ama annemler beşinci sınıfın sonuna doğru “Ben artık Barbielerimle oynamak istiyorum!” diye isyan ettiğimi söylüyorlar. İkincisi ÖYS, o zamaki üniversitelere giriş sınavı. Birkaç senede bir sistem değişiyor, isimler değişiyor ama aslında pek de birşey değişmiyor. Onu unutmam mümkün değil çünkü Defne ve Derin’in babalarıyla dershanede tanıştım. Sonuncusu da tez savunmam. Okul hayatımın sonu.

Bu yazıyı TIME dergisinde geçen hafta çıkan Annie Murphy Paul’un Relax, It’s Only a Test (Rahatla, Bu Sadece Bir Sınav) adlı yazısını okuduktan sonra yazdım. Sınav kaygısının beyni nasıl etkilediği ve sınavdan önce hissetdiklerini kağıda yazmanın öğrencileri rahatlattığı bilgileri o yazıdan alınma.

Reklamlar
Bu yazı okul içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s