Evde İngilizce yasağı

Evet, sonunda olacağı buydu. Defne ve Derin artık kendi aralarında sadece İngilizce konuşuyorlar. Bunu bekliyorduk zaten. Ama yavaş yavaş bizimle de İngilizce konuşmaya başladılar. Onu istemiyoruz. Çünkü Türkçe konuşmayı bırakırlarsa dilleri gelişmez. Zamanla söylemek istediklerini söyleyemez olurlar ve unutmaya başlarlar. Anlamaya devam ederler tabi. Hangi çocuk anne babasının aralarında konuştuğu dili anlamak istemez? İşlerine gelmez o kadarı. Ama konuşmazlarsa kelime dağarcıkları azalır. Sözün kısası biraz paniklemiş haldeyiz. Türkçe’ye olan ilgileri devam etsin diye kitaplar okuyoruz, Türkçe film seyrettiriyoruz ama yetmiyor. Bu yüzden babaları evde radikal bir uygulama başlattı.

Artık bir puan sistemimiz var. İngilizce her konuştuklarında eksi puan alıyorlar. Beş puan eksileri olursa Derin’e iPadle oynamak, Defne’ye film seyretmek yasak. Puanlarını yükseltmek için Türkçe kitap okumaları gerekiyor. Derin bu puanlı oyuna bayıldı. Derin her oyuna bayılır zaten! Babasının karşısında İngilizce konuşup eksi puanları topluyor sonra gidip kitap okuyor. Bu uygulama başlar başlamaz dün akşam Cin Ali serisini baştan sona (tekrar) okudu. Sabah keyifle iPadle oynuyordu. Defne ise HİÇ sevmedi bunu. Bütün sabahı kahvaltı masasında babasıyla puan pazarlığı yaparak geçirdi. Defne daha büyük olduğu için babası ona Uçan Salı kitabını vermiş. Okuması uzun sürüyor. İlk önce Derin’in kitapları kolay diye isyan etti. Sonra bazı kelimeleri bilmiyorum diye söylendi. Bilmediğini söylediği kelime de “Şişşşt!”. Sonra bölüm başına değil de sayfa başına puan alması gerektiğini savundu. Daha kısa ve kolay bir kitap istedi. Babası Defne’nin seçtiği kitaba daha kolay diye az puan verdi. Onun puanını az bulunca bir daha söylendi. Uzun pazarlıklar sonunda eksi beş puanda kalmayı kabullendi. Akşama zaten misafirliğe gideceğimiz için film seyredemeyeceğini biliyor. Yarın sabah kahvaltıda bizi sıkı bir pazarlık daha bekliyor!

İnsanın konuşmak istediği dile karışılır mı? Herkesin içinden nasıl geliyorsa öyle konuşmaya hakkı yok mu? Biz şimdi vatandaşlarının konuştukları dillere karışan baskıcı devletlere mi dönüştük? Çocuklara söz hakkı yok mu? Elbette var, ne söylemek istiyorlarsa Türkçe söylesinler!

Reklamlar
Bu yazı çok dilli yaşam içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

11 Responses to Evde İngilizce yasağı

  1. Sima dedi ki:

    Size cok katiliyorum, anne baba’nin Turkcesini anlayip ingilizce cevap verme bizim evde uzun suredir var. Sanirim hatamiz, konusmanin otesinde, Turkce yayin ve gorsel urunlerle dili cok desteklememek oldu. Cocuk kitaplarini hep ingilizce okuduk, cizgi filmler de ayni. Cocugum olmadan once NY ‘da Turk yuruyusunde , Turkce konusan anne babalara Ingilzce cevap veren cocuklari gorunce cok garibime gitmisti. . Simdi maalesef ben ayni duruma dustum. En acisi anneane, babaanne, dedeye ne istediklerini anlatamamalari cunku Turkce karsiligini her zaman bulamiyor. Cok sert bir uygulama konmadigi surece , Turkce’nin korunmasi imkansiz. 6 ve 4 yasindaki ogullarim icin hala cok gec sayilmaz. Sizin hikayeleriniz kesinlikle guzel ornek oluyor. Turkce cocuk kitaplarin siparisi icin tasiye etiiginiz web sitesi var mi, yoksa Turkiye’ye gittikce mi aliyorsunuz? Sevgiler Simla

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Ben kitapları Türkiye’ye gittikçe alıyorum veya buraya annem buraya gelirken getiriyor. Bildiğim kadarıyla http://www.tulumba.com‘da çok çeşitli Türkçe kitaplar var, hem çocuklar için, hem de sizin için. Filmler ve kitaplardan başka anneanne ve babaanneyle haftada birkaç kere Skype’tan konuşuyorlar. O da Türkçe konuşmak için bir motivasyon oluyor.
      Sevgiler, Ebru

  2. metetortop dedi ki:

    Durum buradan bakınca çok komik görünüyor, pazarlıklar beni çok güldürdü. Ama gerçek şu ki sizin yerinizde olmak çok zor. Kolay gelsin..

  3. Aynı problem bizde de var. Aralarında ingilizce konuşuyorlar. Evde Türkçe konuşacaksınız dedik ama henüz zorlama olarak algılamasınlar diye sadece neden türkçe konuşmaları gerektiğini anlatıp duruyoruz. ama gerçek şu ki türkçeleri ingilizce kadar hızlı gelişmiyor. Türkçe kitap da okuyoruz bol bol ama yine de zor iş. Çok üzülüyorum valla. Sizin radikal uygulamayı zor da kalırsak denerim belki. Sevgiler 🙂

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Valla dediğim gibi Derin sevdi ama Defne hiç sevmedi bu uygulamayı. Her çocuk farklı tepki gösterebilir. Belki ceza vermek yerine topladıkları puanlarla bir ödül alsalar daha etkili olabilir. Neden Türkçe konuşmaları gerektiği konusunda biz hep aile üzerinde duruyoruz. Daha önceleri biz Türküz açıklaması yaptık birkaç kere ama Defne buna karşı çıktı. O her fırsatta gururla “Ben Amerikalıyım,” diyor. Türkçe daha çok bizim ailemizin dili olarak kabul gördü evde.
      Sevgiler, Ebru

  4. Lale Bekyel dedi ki:

    Bu kadar doğru öğrendikleri Türkçe konuşma, yazma ve okumayı geliştirmeleri için bence çok güzel bir uygulama. Bol bol kitap okuyacağız ve belki de kelime oyunları oynayacağız demek ki… 🙂

  5. deniz dedi ki:

    cok guzel bır uygulama. bız de ısvıcredeyız ve evde hıc almanc aıng. konusmuyoruz zaten yurtdısındayız ve Lokal dılı ogrenecekler ıcınde yasadıkları bolgede kullanılan dıllerı ve anadılını d esaglık ogrenmek ve kullanabılmek onemlı olan. benım ogullaırm buyudukce ben de bu sorunu yasarsam bu uygulamayı dusunucem ;

    bu arada blogunuzu daha once bılıyordum ama zamanla kaybetmıstım sımdı tekrar buldum ve tekrar kaybetmemek ıcın kendı blogumun takıp lıstesıne ekledım.

    Insanın ortak sıkıntıları yasadıgı bılınclı annelerle fıkır paylasımında bulunmaya ıhtıyacı oluyor.

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Nasıl olsa dışarıda kullanılan dili öğreniyorlar değil mi? Ben bunları bir sıkıntı olarak görmüyorum ama. Zaten hareketli olan çocuklu hayatı daha da renklendiriyor diyelim çok dille yaşamak.
      Ebru

  6. lilidc dedi ki:

    Katiliyorum, aynen bende surekli evde cocuklar ingilizce konusmaya basladigi anda Turkce Turkce diye seslenmek ten dilimde tuy bitti 🙂 Son zamanlarda artik bende oyuna verip switch dedigimde otomatikman cocuklarda turkceye degistiriyorlar. Bundan once hep hatirlatmak durumunda kaliyordum. Simdi ise daha cabuk sonuc aliyorum. Simdide benim ufagin yumusak g’yi kullanmaya ozen gostermesine calisiyorum. Hep kopekim, veya kulakim deyip duruyor. Biri bitiyor biri basliyor. Acaba bizim bu cabalarimizin gunun birinde ne kadar onemli oldugu anlasilicakmi?

  7. Defne'nin Annesi dedi ki:

    Bizde de ğ problemi oluyor bazen. Acaba bunula ilgili bir oyun yapabilir miyim?
    İngilizce konuşma konusunda ise ilerleme gösterdik galiba. Artık kendi aralarında konuşmalarına karışmıyoruz ama bizimle ve dördümüzün birarada olduğu ortamlarda aralarında, mesela sofrada, İngilizce neredeyse hiç konuşmuyorlar. Aman nazar değmesin!
    Ebru

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s