Yeniden Defne’nin sınıfında

Bu sabah Defne’yi okula bıraktığımda her sabah olduğu gibi öğretmenleri öğrencilerini kapıda karşılıyordu. Her birine teker teker “Günaydın,” dedi. Benim de aklıma öğretmen sınıfa girdiğinde ayağa kalkıp selam vermemiz geldi.  Öğretmen “Günaydın,” deyince “Sağol,” derdik. Hala yapıyorlar mı acaba?

Haftada bir gün Defne’nin öğretmenine sınıfta yardım ediyorum. Öğrencileri seviyelerine göre ayırmış, değişik aktiviteler yaptırıyor. Ben de öğretmenleri bir grupla ilgilenirken diğer çocuklarla ilgileniyorum. Genelde günlüklerini yazan gruba yardım ediyorum. Geçen ay Defne’nin sınıfındaki işime ara vermiştim. Öğretmenleri okuma gruplarını tekrar düzenleyecekti. Bu hafta tekrar başladım. Gruplar biraz değişmiş. Daha iyi okuyup yazabilen gruplardaki öğrenci sayılarını dörtten beşe çıkarmış. Zorlanan öğrencilerin gruplarını küçültmüş. Böylece onlarla daha yakından ilgilenebiliyor. Aradan sadece bir ay geçmesine rağmen bütün çocukları çok ilerlemiş buldum. Okumayı sökenler olmuş. Biraz da büyümüşler sanki.

Bugün günlük yazdırmak yerine onlarla bir kelime oyunu oynadım. Sekiz tane harfi önlerine koydum. Ben bir kelime söyledikçe onlar o harfleri kullanarak söylediğim kelimeyi yazdılar. Harflerimiz p, l, y, r, e, a, s idi. Kelimeler de ray, say, pay, play, pray, relay, replay, player ve players. Her seferinde bir sonraki kelimeyi bir önceki kelimenin bir veya iki harfini değiştirerek yazdılar. Bazılarına kolay geldi ama öğretmenleri bütün sınıfın aynı aktiviteyi yapmasını istemişti. Çabuk bitirenlere içinde o kelimeler geçen cümleler yazdırdım. Aynı cümle içinde listesindeki kelimelerden en çoğunu kullanan oyunu kazandı. Bu oyunun benzerini bir alıştırmaya koymuştum.

Kelimelerden biri pay, yani ödemek. Çocuklardan birinin kurduğu cümle “You pay me one million dollars.” (Bana bir milyon dolar ödersin.) Ben ona “Benim o kadar param yok,” dedim. O da bana “Benim annemle babamın var,” dedi. Sonra bir başkası atıldı. Annesinin ve babasının yaklaşık ne kadar mal varlıkları olduğunu söyledi. Atıyor diyeceğim ama oturdukları evi biliyorum, gayet olası bir rakam. Altı yaşında bir çocuğun bunu tahmin etmesi mümkün değil. Bir anda ortada bir yarış oldu. Konuyu kapattım. Bu olay bana evde çocukların yanında neler konuşulduğuna dikkat edilmesi gerektiğini bir daha hatırlattı. Demek ki evde ne konuşuyorsak okulda anlatılıyormuş.

kalemlerDers bitip çocuklar tenefüse çıkınca ben sınıfın yaklaşık yüz tane kurşun kaleminin uçlarını açmak için sekreterliğe gittim. Orada elektirikli büyük kalemtraşlar var. Bizim zamanımızda sınıfta ders ortasında dalga geçmenin en güzel yolu olan çöp kutusunun başında kalem açmak burada olmayan bir adet. Bütün kalemleri gönüllü bir anne açıyor. Neden çocuklar kendi kalemlerinin uçlarını kendileri açmıyorlar acaba?

Kalem açma görevim bittiğinde okulda çıkarken koridordaki duvardaki harita dikkatimi çekti. Okuldaki öğrencilerin ailelerinin nerelerden geldiğini işaretlemişler. Biraz zor seçiliyor ama küçük yuvarlak kırmızı çıkartmalar yapıştırmışlar. İstanbul’a kırmızı noktayı ben koydum. 🙂 Okul sanki Birleşmiş Milletler!

Lakeview aileleri nerelerden gelmişler?

Bir de telefonum doğru dürüst fotoğraf çekebilseydi…

Reklamlar
Bu yazı okul içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

10 Responses to Yeniden Defne’nin sınıfında

  1. zumrut taylan dedi ki:

    Günaydın,
    Sorunuza yanıt vereyim, kızımın okulunda dediğiniz gibi öğretmen sınıfa gelince ayağı kalkılıp “Günaydın” deniyor hala. 🙂

    • Özlem Soydan dedi ki:

      Elinize sağlık, keyifle ve merakla okudum. Muhtemelen uluslararası bir okuldan bahsediyorsunuz. Ben de özel bir okulda öğretmenim. Okulumun zorunlu gördüğü kurallardan birisi olduğu için ben de sınıfa girdiğimde herkesin ayağa kalkmasını ve “Good afternoon 4B” selamıma “Good afternoon Miss Soydan” diye yanıt vermesini beklemek durumunda kalıyorum. Ama bizim çocuklar kalemlerini kendileri açıyor. Hem de very often 🙂

      Blogunuz çok hoşuma gitti. Değişik, merak uyandırıcı ve işlevsel. Teşekkür ederim.

      • Defne'nin Annesi dedi ki:

        Evet, biz Sattle’da yaşıyoruz. Bahsettiğim okul da kızımın gittiği ilkokul.
        Kalem açmanın sosyal bir rolü vardır. Sınıf dedikoduları paylaşılır, biraz da olsa derse mola verilir. Ben o günleri hatırlayıp geçen hafta eve bildiğimiz kalemtraştan aldım. Bizde de pilli kalemtraş vardı. Hatta benim ilkokuldayken yaptığım gibi renkli kalemleri açıp çıkan çöplerinden çiçek resimleri yaptık Defne’yle.

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      🙂

  2. Simla dedi ki:

    Cumartesi sabahki aktivitemiz bu olsun bizim de oglumla. Paylastiginiz icin tesekkurler! Bu yazi bana everybody wins power lunch gunlerindeki deneyimimi hatirlatti. http://everybodywins.org/powerlunch. Ne buyuk bir sans onlarla bu aktiviteleri beraber yapabilmek.

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Evet, annelerin iş dışında vakitlerinin olması çok büyük bir şans.
      Ebru

  3. ÖZLEM dedi ki:

    ne güzel bir okulmuş.sizin de takipte olmanız ne güzel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s