Çocuklar nasıl başarılı olurlar

How Children SucceedBir anne başlığı “Çocuklar Nasıl Başarılı Olurlar – Dayanıklılık, merak ve karakterin gizli gücü” (How Chidren Succeed – Grit, Curiosity and the hidden power of character) olan bir kitabı görür de okumadan geçer mi? Cimriliğim tutup Paul Tough’un bu kitabını görür görmez satın almadığım için kütüphanede beş hafta sıra bekledim. Herkes okumak istiyormuş bunu! Ama sonunda bana da sıra geldi. Açıp içinde başarının gizli formülünü aradım. Ne yazık ki bulamadım. Daha doğrusu bilmediğim bir şey öğrenmedim diyelim. O kadar araştırma, istatistik ve uzman görüşleri sonunda aslında herkesin bildiğini düşündüğüm şeyleri doğruluyor bu kitap:

1. Stres sağlığımız için zararlıdır. Çocuklar büyüklerden çok daha kolay zarar görür ve bu zararın izlerini hayatları boyunca taşırlar.
Kitapta bahsedilen çocukların bir çoğu Amerika’nın en fakir ve problemli ailelerinden. Büyük çoğunluğu sadece anneriyle yaşayan ve maddi problemlerle büyüyen çocuklar. Çocukken yaşadıkları zorlukların, anne veya babalarıyla güven dolu bir ilişki kuramamalarının yarattığı steresin beyinlerini nasıl geri dönüşü olmayan bir şekilde etkilediğini anlatıyor kitapta. Yardım görmezlerse okuldaki başarısızlıklarının ve dolayısıyla hayatlarının kendi ailelerininkinin bir benzerine dönüşmesinin kaçınılmaz olduğundan bahsediliyor. İnsanın içine doğduğu aile istisnasi durumlar dışında hayatının nasıl olacağını baştan belirliyor. Çocukların küçükken yaşadıkları mutsuzluklar onları hayatları boyunca etkilemeye devam ediyor.

2. Bir işte başarılı olmak için çok çalışmak gerekir.
Kitabın bir kısmında bir okulun satranç takımının başarısını anlatıyor. Fakir bir mahallede, öğrencilerinin çok da başarılı olamadığı bir okulun satranç takımı Amerika’nın en iyi ortaokul ve liselerini geri bırakarak şampiyon oluyor. Onların nasıl hazırlandıkları, satranç oynayarak ve öğrenerek geçirdikleri zamanlardan bahsediliyor. Bir çok kişi bu hikayeyi çok etkileyici bulmuştur, eminim. Ama benim dikkatimi çeken hikayenin en sonuydu. Günde bazen on saatten fazla satranç oynayıp sonunda satranç ustası ünvanını alan çocuk okuldaki derslerinden oldukça geride kalmış. Kitabın yazarı bunu diğer derslerindeki öğretmenlerinin satranç öğretmenleri kadar azimli ve başarılı olmamasına bağlıyor. Bu kadar zeki olan bir çocuğun her konuda başarılı olabileceğini savunuyor. Benim görüşüm ise biraz farklı. Bir işte bu kadar başarılı olmak için çok ama çok çalışmak gerekli. Ama insanın vakti sınırlı. Bir işi bu kadar iyi yaparsanız, diğerlerine, mesela derslere çalışmaya, yeteri kadar vakit kalır mı?

Siz çocuğunuzun bir şeyi çok iyi yapmasını mı isterdiniz yoksa bir çok konuda sadece iyi olmasını mı? Annesi ve babasının desteğiyle 3 yaşından beri saatlerce keman çalmış ve 10 yaşında konser veren bir çocuk mu yoksa değişik uğraşlardan sonra üniversiteye başlarken kendi yolunu çizen biri mi? Çok zeki veya doğuştan kabiliyetli bir çocuğunuz mu olsun isterdiniz yoksa istediğini elde etmek için çok çalışan azimli biri mi?

Reklamlar
Bu yazı çocuklar büyürken içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

6 Responses to Çocuklar nasıl başarılı olurlar

  1. Özlem Soydan dedi ki:

    Ben de inceliyorum bu durumu ister istemez. Genel olarak, çocuğa göre değişiyor gibi görünüyor ama şu tespitimi de paylaşmadan geçemeyeceğim: Özellikle belli bir sporda düzenli olarak çalışıp başarılı olan öğrencilerim organize olma, sistemli düşünme, grubun parçası olma, vb beceriyi geliştirdikleri için İngilizce derslerinde de başarılı oluyorlar (profesyonellerden bahsediyorum, her tenefüs koşa koşa gidip futbol oynamaya çalışanlardan değil). Şimdiye kadar sadece bir tane çok pohpohlanmış bir öğrencimde bunun tersini gördüm. Bir de sanatçı çocuklarım var, ki onların da çok başarılıları yine benim dersimde de gayet iyiler. Bir kere daha sakin ve çözüm odaklı oluyorlar. Tabii bunların hepsi birer genellemeden ibaret. Yoksa aynı sınıftaki iki sanatçı çocuğumun birisinin mükemmel bir şekilde tamamlamadığı hiçbir çalışma yokken diğeri verilen her ödev için “benim zamanım yok” diye ağlıyor. Bu tür üzgün bakışlı çocuklarımız için çok üzülüyorum. Aynı yetişkinler için olduğu gibi, çocukların boş zamanlarında ne yapması gerektiği de o çocuğa bağlı aslında. Kaldırabilen çocuk var, kaldıramayan var. Bir kulübün parçası olunca hayata karşı daha güçlü duran çocuk var, çok ezilen var. Maalesef ailelerin hırsları ve çocuklardan beklentileri tek tip oldu iyice. Ancak düşünüyorum da, dedem istedi diye beni güreşe yazdırsalardı ölürdüm herhalde.

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Ben de düzenli olarak aynı uğraşa vakit ayıran- spor veya müzk olsun- ve de çabalarının sonunda o konuda ilerlemiş çocukların çalışma disiplerinin çok daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Bu derslerine de yansıyor tabi. Bir konuda çok çalışılınca nasıl ilerleyebildiğini görmek çok önemli. Disiplin ve zorlukları aşabilme kabiliyeti de öyle.
      Ebru

  2. pinturker dedi ki:

    Bu yazı aklımda dönüp duran soruyu bir daha sormama sebep oldu. Başarı dediğin nedir? Kitabı okumadım ve sanırım okunacaklar listemde de olmaz uzun süre ama merak ettim yazarın “başarı” tanımı ne? Hernangi bir konuda herkesten iyi olmak mı? Akademik başarı mı?

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Başarı seninle aynı işi yapanların senin o işi iyi yaptığını düşünmeleridir. Bir tenisçinin, müzisyenin veya doktorun iyi olduğuna en doğru meslektaşları karar verebilir diye düşünüyorum. Akademisyenlerin başarılı olup olmadıklarını kendi dallarında çalışan diğer akedemisyenler iyi bilirler. Öğrencilerin derslerdeki başarılılarını da sınıf arkadaşları bilirler. Hatta gerektiğinde gidip yardım isterler.
      Ebru

  3. Anonim dedi ki:

    Basariyi belki tanimlayamayiz ama gordugumuzde taniriz, tipki guzellik gibi.
    “Nature vs. Nurture” tartismasi ise halen iki uc arasinda gidip geliyor gibi gozukuyor.
    Bu konudaki “The Blank Slate: The Modern Denial of Human Nature” da ilgi cekici bir kitaba benziyor. Benim okunacaklar listemde..

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Başarı da güzellik de tanımlanabilir. Başarıdan biraz yukarıda bahsettim. Güzellik daha çok simetri ve gençlik ile ilgilidir. En ilkel içgüdüyle güzel insan çocukları sağlıklı olacak kişidir.
      Doğuştan kabiliyet ve yetiştirme konusunda ise benim düşüncem biraz daha doğuştan sahip olduğumuz özelliklerin bizim hayatımızı yönlendirdiği tarafında. Olağanüstü bir durum olmazsa – çocuklukta travma, kötü yaşam şartları gibi- herkes doğduğunda neyse büyüyünce de o oluyor. Yaşadığımız şehir, okuduğumuz okullar ve arkadaşlarımız yetiştirildiğimiz ortamla bağlantılı ama insanın özü değişmiyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılmış bir çok araştırma var bu konuda. İnsan beyninin nasıl oluştuğu ve genlerimizin bizim karakterimizi nasıl oluşturduğu ise çok araştırılan bir konu.
      Bahsettiğiniz kitabı okumadum ama bir ara fırsat bulursam bakarım. Okunacaklar listesi gittikçe uzuyor 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s