Eyvah! Kızım matematiği sevmiyormuş!

Benim gibi bir anneye yapılır mı bu? Matematik öğretmeniyim ben! Benim kızım nasıl matematiği sevmez. Derin nefes, derin nefes…

My Book ABout MeGeçenlerde Derin’e Dr. Seuss’un My Book About Me (Benim Hakkımdaki Kitabım) kitabını almıştım, Dr. Seuss’un diğer kitaplarını çok seviyor diye. Kitabın içinde tamamlaması için cümleler var. Adı, yaşı, kilosu, boyu gibi kişisel bilgiler, nerede yaşadığı, neleri sevdiği ve de daha bir sürü başka şey. Bir baktım Defne kitabı eline geçirmiş. İsmini yazarak başlamış işe ve kitabın tamamını doldurmuş. Kitap böylece Defne’nin oldu. Bu sabah kitaplığı toparlarken elime geçti. Şöyle bir karıştırdım. (Ah, kendi hakkında yazdıklarını kilitleyip sakladığı zamanlar da gelecek!)İçinde kızım hakkında bildiğim bir çok şey vardı: Kahverengi saçları var. Yüzünde 6 tane çil var. Spagetti çok sever. Mantar kesinlikle yemez! Yüzmeyi sever. Bir de bilmediklerim çıktı. En çok dadısının köpeği Hazel’ı severmiş. En sevdiği ders resimmiş. Ve de en az sevdiği ders MATEMATİK!

My Book ABout MeOkulda doğal olarak okuma ve yazmanın üstünde çok duruyorlar. Defne’nin ev ödevi her hafta aynı: Günde 20 dakika kitap okunacak ve o haftanın bir sayfalık yazı çalışması yapılacak. Matematik ödevleri arada bir geliyor ama onları öğretmen toplamıyor. İsteğe bağlı. Neredeyse bir sene geçti hala parmak hesabındalar. Ev ödevinin halinden okulda daha çok okumaya ve yazmaya önem verildiği anlaşılıyor. Veli toplantılarında öğretmenleri bize okuma yazmasının hangi seviyede olduğundan ve sınıftaki genel halinden bahsediyor. Sınıfta da öğrencilerine ne kadar çok kitap okumayı sevdiğinden, oğullarıyla birlikte hangi kitapları okuduklarından bahsediyor. Acaba bir gün de “Bu gün alışveriş yaparken hesabı küçük oğlumla beraber yaptık,” veya “Tavla oynamayı çok seviyoruz,” veya “Evde bir şeylerin ölçüsünü aldık,” gibi bir hikaye anlatmış mıdır? Pek sanmam. Çünkü bence öğretmenleri de matematiğe o kadar bayılmıyor. Geçen seneki öğretmeni bana açık açık ben matematiği hiç sevmem demişti. Acaba çocukların yanında da böyle konuşuyor muydu? Kimsenin neyi sevip neyi sevmediğini tartışmak değil amacım. Benim anlamaya çalıştığım daha birinci sınıftaki kızımın nasıl matematiği sevmediğine karar verdiği. Mantar olayını anlıyorum. Mantar yemeden de bir ömür geçer. Ama matematiği sevmeden 15 sene okul hayatı biraz zor olur.

My Book ABout MeHadi bakalım Ebru! Türkçe okuma yazma biraz ikinci plana atılacak. Madem matematik öğretmenisin, kızına eğlenceli bir şeyler yaptır ki bu fikri değişsin. Matematiğe bayılması gerekmiyor. Ama en sevmediği ders olmamalı. En azından resim, müzik, beden eğitiminden sonra 3. veya 4. sıraya yerleşmeli. Şu içinde matematik geçen kitapları arayıp bulayım ben. Artık pırıltılarla geometrik şekiller mi yaparız, Barbie bebeklerin ayakkabılarını mı sayarız yoksa bebeklerin üstlerine kıyafet mi ölçüp biçip dikeriz bilmem! Defne sayılarla, geometriyle ve içinde matematik geçen her şeyle tekrar arkadaş olmalı!

Çocuklara büyüyünce ne olmak istedikleri sorulur hep. Bir meslek seçene kadar- hatta bazıları mesleklerini seçtikten sonra bile- defalarca karar değiştirebilir insan. Defne de daha çok karar verip çok değiştirecek.

MyBookABoutMe4

Ama bu aralar büyüyünce ANNE olmak istiyormuş 🙂

Reklamlar
Bu yazı Matematik, okul içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

7 Responses to Eyvah! Kızım matematiği sevmiyormuş!

  1. barisingunlugu dedi ki:

    Ben de bir matematikciyimm… Kendimi sizin yerinize koydum da sanırım ben de benzer şeyler hissederdim aynı cümleyi okusaydim… Matematiği sevmedigine karar vermek icin bence de cok erken, öğretmen faktörü etkili olabilir gerçekten…

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Ben aslında kızımın matematiği sevmediğini düşünmüyorum. O işin şakası. Ama matematik dersini sevmiyor. Okullardaki derslerin sıkıcı ve yaratıcılıktan uzak olduğunu düşünüyorum. Öğretmenlerin çoğunun sevmediği bir konuyu sevdirip öğretemediklerini düşünüyorum. Çocukların bir çoğu bu yüzden matematiği düşünülüp çözülecek bir problem yerine sıkıcı bir işlemler grubu olarak algılıyor. Okulda zaten cevabını bildiği bir problem için 4 satır “açıklama” yapmak zorunda kalıyor. Benim asıl derdim Defne’nin okulda yaptıkları ve yapacakları ile ilgili. Siz de üniversitedesiniz. Karşınıza gelen öğrencilerin hangi yollardan geçerek nasıl matematiksel düşünce tembeli olarak yetiştiklerini görüyorsunuz.
      Acaba evde yaptıklarımız bazen okuldakilerin daha sıradan görünmesine sebep olabilir mi? Biz evde daha fazlasını daha başka bir bakış açısıyla öğretirsek okuldaki dersler iyice yavan gelebilir mi?
      Seattla’dan sevgiler,
      Ebru

  2. metetortop dedi ki:

    Hadi bakalım kolay gelsin…

  3. Özlem Soydan dedi ki:

    Bence Phantom Tollbooth filmini izleyerek başlayın:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s