Anne oyun oynayalım

Derin’le evde oturmak demek sabahtan akşama kadar oyun oynamak demek. Biri bitiyor biri başlıyor. Derin hiçbir zaman arabalarla oynamamış tanıdığım tek erkek çocuk. Ben bile küçükken daha fazla oynamışımdır arabalarla. LEGO da pek sevmiyor. Bir kutu gelince resimdeki yapılıyor. O proje bitince başkasını yapmıyor. Derin daha çok iki kişi oynanan oyunları seviyor. Geçenlerde kitap listelerini yapmak çok zevkliydi. Bugün de oturup oyun listesi hazırladım.

1. En çok oynadığımız oyun tartışmasız UNO. Annem buradayken saatlerce oynuyorlardı beraber. Her yere taşınıyor. Evde, uçakta, deniz kenarında yanımızda hep UNO kağıtlarımız oluyor. İlk paket kağıtlarımızı eskitip kaybedince yenilerini aldık. Kitap aralarında, kanepenin kenarlarında eksik UNO kartlarımızı bulmak mümkün. Telefonumda da bu oyun var. Ben araba kullanırken Derin kendi kendine oynuyor.

Qwirkle2. Qwirkle bu aralar ailece en çok oynadığımız oyun. Scrabble gibi ama kelimeler yok. Onun yerine benzer şekilller veya renkleri yanyana getiriyorsunuz. Altı tane farklı şekil veya altı tane farklı renk yan yana gelince Qwirkle oluyor. Çok puan kazanıyorsunuz. Bizdeki seyehat için küçük paketi. Bu yaz Türkiye’ye götürürüz herhalde.

GoFish3. Go Fish! Biraz önce babaannesiyle oynuyordu. Amaç aynı renkteki balıkları eşleştirmek. Sırada bir sonraki kimde ondan kağıt istiyorsunuz. Varsa çift yapıp puan alıyorsunuz. Yoksa size Go Fish! diyor ve kağıt çekiyorsunuz. Bu çok rahat normal bir deste kağıtla da oynanabilir. Ama normal oyun kağıtları bu balıklar kadar sevimli değiller.
4. Blokus’u ilk defa Defne’nin okulunda yapılan Matematik Gecesi’nde görmüştüm. O akşam okulun spor salonuna masalar dizipblokus her masaya bir matematik oyunu koymuşlardı. Okulun diğer gecelerinde olduğu gibi çok kalabalıktı ama yine de güzeldi. Biz oyunu alıp evde çılgın kalabalıktan uzakta oynamayı tercih ettik. Bu oyun bir nevi tetris‘in tersi. Aşağı yukarı benzer parçaları boşluk doldurmadan dizmek yerine, mümkün olduğunca boşluk bırakarak yerleştirip rakiplerin ilerlemesini engellemeye çalışıyorsunuz. Dört ayrı renk var. İki veya dört kişi oynanıyor. Elindeki parçaları bitiren kazanıyor.

Snakes and Ladders5. Yılanlar ve Merdivenler’in dönemi kapanmak üzere. Bir ara çook oynuyorduk. Zar atıp 100 kutuluk oyunda ilerlemeye çalışıyorsunuz. Merdiven gelince yukarı tırmanıp, yılana gelince kayıyorsunuz. Bu oyunu daha önce bir yazımda anlatmıştım.

Qbitz6. Qbitz. Bu oyunun güzelliği grup oyunu olmasına rağmen Derin tek başına da oynayabiliyor. Bu oyun çok bilinen bir zeka testinden esinlenilmiş. İki renkli küpleri yanyana getirerek resimdeki şekli oluşturmaya çalışıyorsunuz. Beraber oynayınca en hızlı yapan kazanıyor.

7. Tavla. Bildiğiniz tavla işte. Şakır şukur zarlar atılır, takır tukur pullar kırılır, tavla kaybedenin kolunun altına verilir.

8. Satranç. Bu da bildiğiniz satranç. Benim biraz çalışıp satranç oynamayı öğrenmem lazım. Yoksa yakında yenilebilirim.

9. Çeşit çeşit yapbozlar. Ayda bir evin tam ortası -salonun, antrenin ve yemek odasının arası- yapboz parçalarıyla dolup taşıyor. O kadar büyük masamız olmadığı için yapbozlar yerde yapılıyor. Yapılan eserler sergi için yerde bırakılıyor. Bazıları anne kaldırmasın diye halı ve kilimlerin altına saklanıyor. Bazen fazla parçalı yapbozlar benim başıma kalıyor. Yaklaşık bir hafta süren bu dağınıklık sonunda annenin kuvvetli ısrarlarıyla toplanıyor. Bir sonraki yapboz partisine kadar.

10. iPad. Evet, bu bir oyun değil ama daha iyisi bir sürü oyun bir arada! Bir güzelliği de Derin tek başına oynadığı için benim bunları yazacak vakit bulmam.

Bugün bayram ama biz kutlamak için haftasonuna kadar bekleyeceğiz. Cumartesi günü Seattle’da Festival var. Defne ve Derin koroda şarkı söylüyorlar. Resimleri çekip buraya koyarım. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun!

Reklamlar
Bu yazı oyun-oyuncak içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Anne oyun oynayalım

  1. metetortop dedi ki:

    Ne mutlu ki, annemiz de çocuklar ile oyun oynamayı seviyor!
    Yüzme yarışı videosu yokmu?

  2. Özlem Soydan dedi ki:

    Yapboz dünyanın en büyük zevklerinden birisi! Dağınıklığı kendim yarattığım halde bana da sıkıntı yapıyor ama verdiği haz herşeyi unutturuyor. Orada çeşitler daha fazla mıdır acaba diye merak ettim şimdi.

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Ben de çok seviyorum yapboz yapmayı. İnsanın kafasını boşaltılıyor, dinlendiriyor. Burada daha çok çeşit vardır herhalde. Amerika bir tüketici cenneti. Ben genelde yapbozları kitaplarımız gibi eskiciden alıyorum. Dün Derin’e aldığımın ir parçası eksik çıktı malesef. Bazen almadan parçaları sayıyorum ama Derin’e yapboz alıken kendime de 1000 parçalık bir tane aldım. Onun parçalarını sayamadım! Yapınca anlayacağız bakalım.
      Ebru

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s