Üstün Yetenekli Çocuklar

Geçenlerde bir başka blogda üstün yetenekli çocukların anne babalarına yönelik bir seminer duyurusuna rastladım. Seminerden çok dikkatimi çeken konuşmacılardan Bahar Eriş’in kitabının ismiydi: Her Çocuk Üstün Yeteneklidir. Kitabı okumadım ama içindekileri- kitabın özetinde gördüğüm kadarıyla- değişik kitaplarda okudum, biliyorum. Benim derdim içeriğiyle değil aslında. Anladığım kadarıyla çok faydalı ve Türkçe başka kitaplarda olmayan bilgiler var. Benim derdim kitabın başlığıyla. Her çocuk üstün yetenekli değildir. Her insanın uzun boylu olmadığı gibi, güzel veya yakışıklı olmadığı gibi. Herkesin özünde iyi olmadığı gibi. Herkes aynı olsa zaten insanları ayırmak için bütün bu sıfatlar olmazdı. Her çocuğu doğru eğitimle başarılı birer insan olarak yetiştirmek onları baştan itibaren eşit tutmakla olmaz. Herkes eşit haklara sahip olmalıdır ile herkes aynıdır birbirine denk söylemler değildir. İnsanlar arasındaki farklılıkları görmezden gelmenin kimseye faydası yok. Her çocuk yeteri kadar ilgi ve zamanla her şeyi öğrenebilir söylemi de yanlıştır. Benim annemin 20 sene ısrarına rağmen piyano çalmayı öğrenememem gibi. İnsanların dış görünüşleri olduğu kadar karakter özellikleri ve zekaları da çok büyük bir ölçüde genleriyle belirlenmiştir. Evet, hayatımız kocamak bir piyangoyla başlıyor! Bunu destekleyen ikizler üzerinde yapılmış bir çok araştırma var. Aslında bunu anlamak o kadar da zor değil. Hepimiz aslında etrafımızdaki insanların bazı konularda zayıf, bazı konularda daha yetenekli olduğunun farkındayız.  Şanslı doğmak ilerde mutlu veya başarılı olmanın garantisi de değil elbette. Ama çocukların farklılıklarına saygı duymak onlara eşit imkanları sunmak için bir ön şart. Her çocuk iyi olduğu konularda geliştirilmeli, zayıf olduğu konularda desteklenmeli. Bu her çocuk üstün yeteneklidir diye bir söylemle başarılamaz.

Şu IQ (Zeka Katsayısı) dedikleri nedir ki? Dünyadaki tüm insanların zeka dağılımı bir çan eğrisine benziyor. Bu zekaya özgü bir şey değil. Yetişkinlerin boyları veya kiloları da çan eğrisi dağılımda. Maalesef insanların gelir dağılımı çan eğrisi değil. Doğal özelliklerin matematiksel dağılımları daha düzgün oluyor deyip konumuza geri dönelim. Bu zeka eğrisinin ortalamasını 100, standard sapmasını da 15 olarak ayarlayınca (biraz matematik gerekiyor burada) zeka dağılımı aşağıdaki gibi olur.

IQ

Bu sayılar zeka testleri için standard olarak kabul edilir. Nüfusun yüzde yetmişine yakınının (%68.26) zeka katsayısı 85 ile 115 arasındadır. Üniversite öğrencilerinin zeka katsayıları yaklaşık 115-124 arasındadır. Bunlar genelde “akıllı” dediğimiz insanlardır. Zeka katsayısı 125-134 arası insanlar yüksek lisans veya doktora yaparlar, doktor, avukat gibi eğitimi daha uzun süren mesleklere yönelirler. Bu insanlar nüfusun tamamına oranla üstün yeteneklidirler. Zeka katsayısı 135 ve daha üstü olan insanlar çok üstün yeteneklidir. Hak ettikleri eğitimi alırlarsa mesela Nobel ödülü alırlar, devletleri yönetir, tarihi değiştirebilirler.

İlerde öyle olacak bir çocuğun ailesi veya öğretmenleri tarafından farkedilmesi ve kendine uygun bir eğitimi alması bu yüzden çok önemlidir. Bunu anlayabilmek için fazla karışık testlere çoğu zaman gerek yoktur. Böyle çocukları fark etmek o kadar zor değildir çünkü. Yaşıtlarından çok farklıdırlar. Bir anlamda yola erken çıkar, çok yol alırlar. Başka çocuklara öğretilmesi gereken bir çok şeyi kendi kendilerine öğrenebilirler. Bir çoğu okula başlamadan okumayı, yazmayı ve aritmetiği öğrenir. Bunları yapabilmeleri için annelerinin evde onlara okuma yazma alıştırmaları hazırlamalarına da gerek yoktur. Ama öğrenme isteklerini tatmin edebilmeleri için onlara yol gösterecek yetişkinlere, onları anlayacak öğretmenlere ihtiyaçları vardır. Onların karmaşık sorularını anlayacak ve cevaplayabilecek, o soruların cevaplarını araştırabilmeleri için onları yönlendirebilecek, onları daha çok düşünmeye sevk edebilecek konuları bilen, anlayan ve anlatabilen öğretmenlere ihtiyaçları vardır. Onları teşvik edecek, yeri gelince zorlayacak kendileri gibi sınıf arkadaşlarına ve onlara yol gösterebilecek yine kendileri gibi üstün yetenekli yetişkinlere ihtiyaçları vardır.

Çocuk olsun yetişkin olsun insanların yeteneklerini geliştirebilmek için kendilerini zorlamaları, yeni bir şeyler denemeleri ve çalışmaları gerekir. Üstün yetenekli çocukları zaten bildikleri şeylerin öğretilmeye çalışıldığı bir ortamda -yaşıtlarıyla aynı sınfta- tutarsanız yazık olmaz mı? Bu hem çocukların kendileri için hem de yaşadıkları toplum için kaçırılmış bir fırsattır.

Reklamlar
Bu yazı okul içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

9 Responses to Üstün Yetenekli Çocuklar

  1. metetortop dedi ki:

    Tamamen katılıyorum, ne yapmalı?

  2. lalebekyel dedi ki:

    Bilinçli anne ve babaların çocuğu olmak ne büyük şans…

  3. mustafaakman dedi ki:

    Histogram daki hesaplar doğru mu?
    Istatistik de böyle olmaz zira

  4. bahareris dedi ki:

    Merhabalar,

    Ben Bahar Eriş. Yorumlarınız için teşekkürler. Kitabın isminden ben de memnun değilim, çünkü bence hiç bir çocuğa üstün yetenekli denilmemeli; bir çocuk için küçük yaşta ağır bir yük…

    Kitapta ben de sizinle aynı görüşleri savunuyorum. Kimi çocuklar kesinlikle daha ilerideler, kimileri daha geride… Ancak yetenek kültürel bir kavramdır: Örneğin piyanonun olmadığı bir toplumda, iyi piyano çalmak bir yetenek değildir. Koşmanın yetenek sayıldığı bir kültürde, IQ’nın yüksek olması üstün yetenek olarak nitelendirilmez. Sizin çok iyi yapabildiğiniz bir şey toplumda değer görmüyorsa o alanda ileri olmanız çok şey ifade etmez.

    Her çocuk her alanda eğitilebilir, ama elbette bazıları genler, çevre ve deneyimlerin etkileişimi ile daha ileri geçecektir; eğitim aldıkları alan da o toplumda değer verilen bir alansa o zaman çocuk üstün yetenekli tanısını alması daha muhtemeldir.

    Kitabımı okumanızı çok isterim. Ardından görüşlerinizi yine paylaşırsanız çok sevinirim. Bu tür yorumlar duymak beni de geliştiriyor.

    Sevgilerimle…

    Bahar Eriş

  5. Defne'nin Annesi dedi ki:

    Merhaba,

    Sizin buraya yorum yazmanız beni çok sevindirdi. Kitabınızı yazın Türkiye’ye geldiğimde mutlaka alıp okuyacağım.

    Doğru, yetenek kültürel bir kavramdır. Ama bir yere kadar. Bugün bir çok kültürde başarının yolu okullardan geçiyor. En azından burada benim yazdıklarımı okuyan herkes çocuğunu okula gönderiyor ve okulda başarılı olmasını istiyor. Sadece koşmanın bir yetenek olup bir insanın hayatını sadece bundan kazanabileceği topluluklar çok azdır herhalde. Zaten zeka katsayısı açıklamasından anlaşılacağı üzere benim burada üstün yetenek diye bahsettiğim aslında kısıtlı bir anlamda akıl ve zekayla ilgili olanı. Bu blog çocuklarına öğrettiklerini ve öğretmeye çalıştıklarını başkalarıyla paylaşmak isteyen matematik öğretmeni bir anne tarafından yazılıyor. Ben üstün yetenekli derken bu tür yetenekleri kastediyorum. Herhalde biraz daha açık olmam gerekiyordu.

    Çocukların kendilerine tabi ki üstün yetenekli olduklarını doğrudan söylemek doğru değil. Bu akranlarıyla ve arkadaşlarıyla ilişkilerini olumsuz etkiler. Ancak çocukların yeteneklerinin ebeveynler ve öğretmenler tarafından anlaşılması onların hak ettikleri eğitimi alabilmeleri için gerekli. Bu anlamda bazı çocukların üstün yetenekli olduğu anlaşılmalı ve bilinmeli. Ayrıca bu tür çocuklar çoğu zaman farklı olduklarının kendileri de farkına varıyorlar. Altı yaşında bir çocuk kendisi kitap okurken ve rahatlıkla dört işlem yaparken neden bazılarının daha harfleri öğrenemediğini doğal olarak merak ediyor. Biraz da bu yüzden kendileri gibi çocuklarla beraber eğitilmeleri gerektiğini savunuyorum zaten. Farklılıkları onların üstünden bir yük olmasın diye.

    Seattle’dan selamlar, sevgiler,
    Ebru Bekyel

  6. bahareris dedi ki:

    Dedigim gibi, çoğu noktada benzer düşünüyoruz aslında, ama farklı düşünceler olması da çok güzel…
    İlgilenirseniz egitmajansi.com’dan da yazılarımı takip edebilirsiniz. Buraya en son yazının linkini ekliyorum:
    http://www.egitimajansi.com/dr-bahar-eris/ustun-yetenek-egitimi-bolumu-mezunlari-isyanda-kose-yazisi-11y.html .
    Seattle’a sevgiler :),
    Bahar

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Yazınızı okudum. Diğerlerine de vakit bulunca bakacağım. Yorum yazamadım çünkü giriş yapmam gerekiyormuş. Üstün yetenekli çocukları eğitecek olanların kendilerinin de üstün yetenekli olmaları çok önemli. Ama maalesef öğretmenlik Türkiye’de, Amerika’da ve dünyanın bir çok ülkesinde bu tür insanların çoğunlukla tercih ettiği bir meslek değil.
      Ebru

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s