Benim Hakkımda

Merhaba, ben Ebru. Biz çocuklarımızla birlikte Amerika Birlesik Devletleri’nde yaşıyoruz. Çocuklarımın Türkçe okuma yazma öğrenme serüvenlerini paylaşmak için 2010 Eylül’ünde bu blogu yazmaya başladım. Okumayı öğretmek için hazırladığım alıştırmaları ve oyunları da paylaşıyorum.

Defne 2011 Eylül’ünde okula başladı. Hem zaman hem de yer olarak benim okuduğum ilkokuldan çok uzak olduğu için bana çok değişik geliyor. Bazen yazılarımda Defne’nin okulunu anlatıyorum. Defne ve Derin Türkçe ve İngilizce’den başka İspanyolca da biliyorlar. Bazen de çok dilli yaşamımız hakkında yazıyorum.

Bana defnesmom@hotmail.com adresinden de ulaşabilirsiniz.

Reklamlar

40 Responses to Benim Hakkımda

  1. Ayas Pasha dedi ki:

    Kolay gelsin!

  2. Fitanne dedi ki:

    Merhaba Ebru,

    Ben Serap teyzenin arkadaşı Esin Tarımcan’ın kızı Şeniz. Rastlantı sonucu blogunu öğrendim. Benim de seninkiler gibi bir blogum olduğundan web aracılığı ile de olsa tanışalım istedim. Çocuklarla sana başarılar dilerim. Yazılarını okuyacağım bundan sonra. Deniz’e de çok selamlar!
    Şeniz

  3. Nuray dedi ki:

    Merhaba Ebru,
    Biz de 4 aydır Ingiltere’de yaşayan Türk bir aileyiz. 2.5 yaşında Defne adında bir kızımız var. Ingilizce ogrenmesi icin caba harcıyorum şu günlerde; oyun grupları, boyama, şarkı, dans sınıflarına falan katılıyoruz birlikte. Eylül’de de günde 2.5 saat pre-school’a başlayacak. Ancak beni ona Türkçe okuma yazmayı nasıl öğreteceğim konusu da düşündürüyor bu günlerde. Onu araştırırken rasyladım sana da. Burada alfabe öğretmeye 3 yaşında başlıyorlar. Sen Defne’ye Türkçe öğretmeye kaç yaşında başlamıştın? Teşekkürler

    • defnesmom dedi ki:

      Merhaba Nuray,

      Biz Defne’yle doğduğu andan beri hep Türkçe konuşuyoruz. Üç yaşında yuvaya başladığında neredeyse hiç İngilizce bilmiyordu. Yuvada öğrendi İngilizceyi. Bir kaç ayda arkadaşlarıyla konuşabilecek kadar ilerledi. İngilizce öğrenmesini pek dert etmedim açıkçası. Burada yaşadığımız için kaçınılmaz.
      Türkçe okumayı öğretmeye de üç yaşında başladım.

      Ebru

  4. Mete Tortop dedi ki:

    Ben bu sayfayı önceden hiç fark etmemişim. Fotoğrafa bakılırsa pek eski olmamalı.
    Yorumları okuyunca, hem çocukların hemde benzer şartlardaki insanlar için çok güzel bir iş yaptığın anlaşılıyor.
    Sevgiler
    Mete

  5. defnesmom dedi ki:

    Sağolun varolun Mete Dedemiz!

  6. Seyhan dedi ki:

    Merhaba Ebru hanim,
    bizde 2 cocuk sahibi bir aile olarak japonyada yasiyoruz..oglum 15 yasina girecek ve turkcesi pek fazla degil.ama okuma yazmasi sifirin biraz ustunde.kismetse 3,5 yil sonra tr ye kesin donus yapmak istiyoruz.ozaman abisi universiteye gidecek.benim suanki sikintim,7 yasindaki kizim.ilk okula henuz bu sene defne arkadasiyla birlikte basladi.3,5 yil sonra tr ye dondugumuzde kizim 4. sinif olmasi lazim.ama turkce okuma yazmasi sifir.. 😦 bu gunlerde bir gayretle simdiden turkce alfabelere basladik.ama cok zormus gercekten.butun blogunuzu okudumda size imrenmemek mumkun degil….harika ustu bir basarili alistirmalar cikartmissiniz!!izin verirseniz emeginizden yararlanmak istiyorum..cok zor durummus gercektende.tr de 4. sinif ogrencisi ama alfabeyi bile bilmeden nasil okula gidecek bilemiyorum??

    • defnesmom dedi ki:

      Bir dilde okumayı bilince başka bir dilde öğrenmek o kadar zor değil. Alfabeler Japonca ve Türkçe gibi çok farklı olsa da. Bence önemli olan Türkçe konuşmayı iyi bilmesi. Türkçesi iyiyse okumayı çok kısa zamanda öğrenir.

  7. injime dedi ki:

    merhabalar Ebru Hanım,

    sitenizi henüz keşfettim ve hemen incelemeye koyuldum. gördüm ki hiç de sıradan değil. farklı olduğu kadar faydalı da. sizlere kolay gelsin diyorum.. bildiklerinizi üşenmeyip bizlerle paylaştığınız için de çok ama çok teşekkür ediyorum kendi adıma. umarım uzun soluklu bir blog olur : )

  8. defnesmom dedi ki:

    Teşekkür ederim. En azından Derin de okumayı öğrenene kadar devam eder diye düşünüyorum.

    Ebru

  9. yagizlahayat dedi ki:

    Merhaba

    Blog ödüllerinde farkettim bloğunuzu. Öncelikle tebrik ederim. Henüz inceliyorum bloğunuzu. Bende oğluma ingilizce öğretmeye çalışıyorum bu günlerde. Belki yazdıklarınızdan faydalanabileceğim şeyler çıkar. Özellikle basit cümleli ingilizce kitaplar bulma peşindeyim. Ama sizin yazdıklarınıza Türkiye’de ulaşabilir miyim bilmiyorum. Önerebileceğiniz kitap ya da yazınız var mı?

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      İngilizce öğretmek için basit kitaplar hakkında yazdığımı hatırlamıyorum. Yazıyım! Arada İngilizce kitaplardan bahsediyorum. Bir kere Dr. Seuss’un kitaplarını yazmıştım.
      https://defneninannesi.com/2011/11/13/dr-seuss/
      İngilizce ile ilgili yazdığım yazılar burada
      https://defneninannesi.com/category/ingilizce/
      Ben genelde amazon.com bağlantısı veriyorum buradan aldıklarıma. Türkiye’ye gönderirler mi bilmem. Ama İngilizce kitap satan yerler var. Ben İstanbul’da Remzi Kitabevi ve D&R’da görmüştüm İngilizce kitaplar. Belki internette de vardır.

      Ebru

      • yagizlahayat dedi ki:

        Yazınızı bekleyeceğim heyecanla 🙂 Bende arada kitapçılarda bulup alıyorum ama çok fazla çeşit olmuyor. İnternetten de bilmeden almak istemiyorum. Bu yüzden öneriler önemli benim için. Verdiğiniz linkleri inceleyeceğim şimdi. Teşekkür ederim.

  10. oktay erol dedi ki:

    selam…
    çocuklarınızla birlikte abd’de yaşamınızı sürdürürken böyle bir blog yapma çabanızı kutluyorum… bir de bunun içine çocuklarınızın türkçe okuma-öğrenme serüvenini de eklemişsiniz… bilmiyorum, sitemiz yenimuhalefet.com ile size, çocuklarınıza nasıl bir eklentiimiz olabilir?

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Teşekkür ederim.
      Ben de bilemiyorum. Çocuklarımın Türkçesi henüz sizin sitenizi okuyabilecek kadar ilerlemedi.
      Ebru

  11. Yakut Benal dedi ki:

    Merhaba Ebru Hanım,
    Öncelikle almış olduğunuz ödül için tebrikler.Sizi bu ödül töreni ile ilgili okuduğum bir haberden dolayı fark ettim ve blogunuzu okumaya başladıktan sonra başından kalkamadım.Ben biri 16 diğerleri ikiz 6 yaşında olan 3 çocuk annesiyim.Kendim eğitim psikolijisi okudum ve uzun yıllar eğitim sektöründe çalıştım çalışmama bu yıl sağlık sorunundan dolayı ara verdim.İkizler şu anda anaokulunda ve o kadar yorucu ve sıkıcı bir eğitim alıyorlar ki çalışmalarınız benim için inanılmaz kurtarıcı oldu ben de evde sürekli onlarla oyunlarla bir şeyler öğretiyorum.Eminim DEMİR ve DENİZ sizin alıştırmaları çok keyifle yapacaklar.teşekkürler sizi izlemeye devam edeceğim ,meraklı bir takipçiniz daha var artık .sevgiler

  12. Defne'nin Annesi dedi ki:

    Demir ve Deniz’e şimdiden kolay gelsin. Önerilerini bekliyorum.

    Ebru

  13. Anonim dedi ki:

    Merhaba, Benim de 4 yasinda Ada&Efe tek yumurta ikizlerim var. Blogunuzu Turkcell blog odulleri listesinden kesfettim. Alistirmalara orneklere bayildim.Ikizlerim icin uygulayacagim.
    Sevgiler
    Deniz Alan

  14. Defne'nin Annesi dedi ki:

    Merhaba Deniz,
    Alıştırmaları beğendiğinize sevindim. Ben de bu aralar tekrar bir düzenlemeye çalışıyorum hepsini. Ada ve Efe’ye kolay gelsin!
    Ebru

  15. hayhay dedi ki:

    merhaba defne’ nin annesi

    amerıka da yasadıgınızı okuyunca sıze yazmak ıstedım blogunuzu ınternette gezınırken gordum hosuma gıttı benım esım amerıkada calısıyor newyork ta evlenelı ıkı sene oluyor bır yasında kızımız var esım daha yenı vatandas oldu ve bızı de oraya almak ıstıyor ama benım bıraz tereddutlerım var orada ne yaparım nasıl yasarım hayat nasıl olur bılemıyorum bende ıngılızce ve fransızca bılıyorum fransızca tercumanlık mezunuyum orada fransızca ıle ılgılı acaba bırseyler yapabılır mıyım yanı calısabılır mıyım dıye tereddutlerım var evde ev hanımı olmak ıstemıyorum kesınlıkle calısmak ıstıyorum bana bıraz anlatır mısınız yanı sızden ıstedıgım benım ıcımı rahatllatır mısınız bıraz cok endıselıyım

    tesekkurler

  16. Defne'nin Annesi dedi ki:

    New York bizim yaşadığımız yerden çok farklı. Ama çok kozmopolit bir şehir olduğu için Fransızca ilginizi kullanabileceğiniz bir iş bulabilirsiniz belki. Başta zor gelebilir ama zamanla alışırsızın. Hepimiz alıştık…

  17. meyer dedi ki:

    Blog ödüllerini incelerken bakmıştım 🙂 çocuklar sayesinde böyle bir mecraya atılmanız ne güzel gerçekten giriş çok iyi şimdiden site içeriğinizi okumak için heyecanlanıyorum.

  18. Şener METE dedi ki:

    Ebru Hanım, merhaba.
    Çocuklarınız için yaptığınız çalışmaları büyük bir ilgiyle takip ediyorum. Zamanında olmasa da gelen maillerinizi bir süre sonra mutlaka açıyor ve okuyorum. Bugün de deniz kızı partisini okudum ve eşime sizden söz ettim. O da ilgiyle okudu. Açık söylemek gerekirse size hayran oldum. 3 yaşında bir torunum var, gelinime sizin yaptıklarınızı anlatacağım. Gerçi o da çok güzel şeyler yapıyor ama ABD’de yaşayan birinin kısıtlı olanaklarla çocuklarına Türkçe öğretmesi, onları Türk kültürüyle yetiştirmesi çok gurur verici bizler için…
    Ankara’ya gelirseniz, sizinle ve ailenizle tanışmak isterim. Ama sizi göremesem de gönderdiğiniz maillerle izlemeye devam edeceğim. Siz, eşinizi ve Derin ile Defne’yi öper, hayatınızın güzelliklerle dolu ve sağlık içinde geçmesini temenni ederim.
    Şener METE

  19. Defne'nin Annesi dedi ki:

    Merhaba Şener Bey,
    İlginize ve iltifatlarınıza çok teşekkür ederim. Denizkızı partisi benim kendi çocukluk hayalimdi. O zamanlar günün birinde Deniz’le evlenip onun kızı için düzenleyeceğim aklıma gelmezdi. Sizin gelininiz çok şanslı çünkü siz de yardım edebilirsiniz ona. Bizim için buradaki tek zorluk ailemizden uzak olmak. Teknoloji iletişimi çok kolaylaştırsa da bir yere kadar. Bilgisayar ekranından sarılamıyorsunuz sevdiklerinize.
    Türkiye’ye geldiğimiz kısıtlı sürede ancak İstanbul ve Muğla’ya gidebiliyoruz. Ama çocuklar biraz daha büyüdüklerinde elbette başkente özel bir gezi düzenleyeceğiz. Belki o zaman tanışabiliriz.
    Seattle’dan Ankara’ya sevgiler,
    Ebru

    • Şener METE dedi ki:

      Ebru Hanım, bir yanlış anlama oldu galiba, ben erkeğim. Bugün de çocukların okula başlamalarıyla ilgili yazınızı okudum. Onlara başarılar dilerim. Benim de bir torunum var. 3 yaşında. Torunum Furkan da kreşe başladı. ilk hafta biraz ağladı sızladı ama şimdi alıştı. O da sizinkiler gibi çok zeki bir çocuk. Ben de Furkan’ın 2 yaşından itibaren ilginç cümlelerini yazıyorum. Bazen kendi kendine kelimeler buluyor. Bunlardan biri, yanaklaşmak… Yani öpmeden yanakları değdirmek.. Şimdi insanlar, özellikle erkekler eskiden olduğu gibi karşılaştıklarında birbirlerini öpmüyorlar. Yeni bir moda çıktı, kafa kafaya tokuşmak. Ama pek çok kişi, yanaklarını birbirine değdiriyor. Bunun da kelime olarak bir karşılğı yok. Furkan, buna ‘yanaklaşmak’ dedi. İlginç değil mi?

  20. Defne'nin Annesi dedi ki:

    Şener Bey,
    Kusura bakmayın. Bana yazanların bir çoğu anne olduğu için dikkat etmemişim. Ayrıca bizim ailede bu sıkça karşılaştığımız bir sorun. Benim eşim Deniz oğlum da Derin. Hemen yukarıdaki cevabımı düzelttim.
    Yanaklaşmak kelimesini pek sevdim! Kafa kafaya tokuşanı da hiç görmedim doğrusu. Furkan üç yaşına geldiyse ona okumayı öğretmeye başlayabilirsiniz. Bir senede kelimeleri okuyabilecek seviyeye gelir.
    Ebru

  21. Hilal dedi ki:

    Merhaba Ebru’cugum,

    Seni boyle bir blog yaptigin ve paylastigin icin tebrik ediyorum. Benim kizlarim Melissa (16) ve Yasmin (14) sizinkilere gore daha buyuk. Biz Ingiltere’de Oxford sehrinde yasiyoruz. Kizlarim 5 yasina kadar hic Ingilizce bilmeden benim onlarla Turkce iletisimimle buyuduler ama ilk okula baslayincea bu durumu surdurmek bazen cok zorlasti cunku tum egitim ve evde esim ile iletisim Ingilizce oldugu icin Turkcede gerileme yasadik. Ne zaman ki kizlarim orta okula baslayip diger dillerle de tanisinca birden Turkcelerinin cok iyi oldugunu fark ettiler ve benim zorlamama gerek kalmadan kendileri gelip ilerletmek istediklerini ve burada yapilan GCSE ve A level sinavlarina da hazirlanmak istediklerini soylediler. O gunden beri evde bir Turkce furyasidir gidiyor herkes cok mutlu ve istekli Mayis ayinda da sinavlarimiz var. Sizlere simdiden basarilar diliyorum.. Sevgiler
    Hilal Inkersole

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Merhaba Hilal,
      Melissa ve Yasmin’in kendi istekleriyle Türkçe öğrenmek istemeleri çok güzel. Bir yandan da bebekken ve çok küçükken öğrendiklerini tamamen unutmamışlar demek ki. Biz de daha ne kadar Türkçe’yi bu seviyede devam ettirebiliriz bilemiyorum. Çocuklar büyüdükçe ve İngilizceleri ilerledikçe zorlaşacak işimiz. Ama sizin hikayeniz bana ilerisi için ümit verdi. İngiltere’nin Türkiye’ye daha yakın olması da önemli tabi. Buralarda Türkçe ile ilgili bir sınav yok. Melissa ve Yasmin’e Mayıs ayındaki sınavlarında başarılar diliyorum.
      Seattle’dan sevgiler,
      Ebru

  22. Simla dedi ki:

    Sitenizi yeni buldum, cok faydali. Tesekkurler paylastiginiz icin.

  23. efecaputlu dedi ki:

    Efe, benim oglumun ismi…9.5 yasinda..Kardesi Bahadir ise 3.5.Cok guzel, faydali bilgiler buldum blogunuzda..Benzer sekilde, kitap okuma aliskanligi kazandirma, cocuklari IPad e, Laptop a kaptirmama(en azindan simdilik), guzel Turkce ve Ingilizce konusabilmelerine yardimci olma noktasinda cabalarim devam ediyor..Chicago da yasiyoruz.
    Cocuklugunuz, bayramlar vs guzel seyler yazmissiniz. Ben her hafta 80 ler dizisini seyretmeye calisiyorum, Efe de fanatigi oldu, iyi mi? O na anlatmaya calistigim bircok seyi o dizi sayesinde ogrendi. Tavsiye ederim..
    Basarili ve egitici bu blog unuzun devami dilegi ile.
    Ayhan Caputlu

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Blogu beğendiğinize sevindim. Çocuklar büyüdükçe Türkçe çalışmak, konuşmak biraz zorlaşıyor galiba. Ben Muhteşem Yüzyıl dizisini seyrediyorum. Biraz daha eski tarih ama olsun. Hatırla Sevgili’yi de çok beğenmiştim. 80ler tam benim çocukluğum sayılır. Ona da bir bakayım.
      Seattle’dan Chicago’ya selamlar,
      Ebru

  24. Anonim dedi ki:

    Merhaba Ebru Hanım,
    Şahane bir iş çıkarmışsınız doğrusu… Sizi tebrik ederim. Aradığımızı bulmamız konusunda göstermiş olduğunuz büyük gayret ve çabanızı herkesle cömertçe paylaşmanız karşısında size olan minnettarlığım ve hayranlığımı belirtmek istedim.
    Biz de New York’ta yaşayan bir Türk ailesiyiz. Çocuklarımıza Türk olmanın ve Türkçe konuşabilmenin önemini kavratmaya çalışıyoruz. İyiki varsınız. Teşekkürler.
    Müge Çilingir

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Merhaba Müge Hanım,
      Blogu beğendiğinize çok sevindim. Övgülerinize de çok teşekkür ederim. New York gibi dünyanın en kozmopolit şehirlerinden birinde yaşadığınız için çok şanslısınız. Sadece Türkçe değil her dilden ve kültürden kaynaklar fazlasıyla var.
      Seattle’den New York’a sevgiler, selamlar,
      Ebru

  25. Elif dedi ki:

    Merhaba Defne Hanım
    Ben şuan ankarada oturuyorum. 2008 doğumlu bir kızım var. Eşimin işi dolayısıyla Gürcistan/Tiflis e yerleşeceğiz (yaklaşık 4 yıl için) ve kızım orda okula başlayacak. Ankarada koleje gidiyordu yani çok az İngilizce (renkler, sayılar, vücudumuz, hayvanlar..vs) biliyor. Gideceğimiz yerde Amerikan ve İngiliz okulları da varmış. Türk okuluda varmış. Biz eşimle Amerikan okuluna göndermeyi düşünüyoruz,ama acayip korkularım var tahmin edebileceğiniz gibi. Benim İngilizcem de şahane değil maalesef. Kızım ana dilinde okuma yazma öğrenmeden bilmediği bir dille baş edebilirmi? adapte olabilir mi diye düşünmekten geceleri uyuyamıyorum. Sizin fikrinizi almak istedim. Hiç riske girmeyip türk okuluna mı vermeli, oralara gitmişken önemli bir kazanç olarak yabancı dil öğrenebileceği o okullara mı vermeli??Çok zor durumdayım,fikrinizi paylaşırsanız çok sevinirim.
    Şimdiden çok teşekkür ederim.

    • Defne'nin Annesi dedi ki:

      Bence kızınız İngilizce’yi çok güzel öğrenir. Burada benim çocuklarım, arkadaşlarımın çocukları ve Amerika’ya sonradan yerleşmiş bir çok ailenin çocuğu okula başladıktan sonra İngilizce öğrendiler. Yabancı bir dil öğrenme şansı çok önemli ve kullanılmalı diye düşünüyorum. Üstelik Amerikan okulunda bir çok başka ülkeden gelmiş çocuklarla kaynaşıp onların kültürlerini de öğrenir. Başlangıçta biraz zorlanabilir ama eminim onun durumda olan başka öğrenciler de vardır. Okul ve öğretmenler bu konuda deneyimlidirler.
      Ebru

      • Elif dedi ki:

        Geçen hafta tiflisteydik. Eve 30 metre mesafede bir İngiliz okulu var ve öğretmenlerde İngiliz. 22 farklı milletten öğrencileri varmış ve en iyi tarafı hepsi İngilizce bilmeden okula başlıyorlarmış sizin de dediğiniz gibi. Ayrıca türk çocuklarıda varmış kayıt yaptıran. Sadece 1 uıl o okulda okumuş olan 2 türk kızı ile tanıştık, yaklaşık 7 yaşlarında ve öğretmenler ve kızım arasında tercümanlık yaptılar, çok hoşuma gitti. Dediğiniz gibi bunu bir fırsat olarak düşünüp o okula vermeye karar verdim, belki ilk birkaç ay zor olacak ama sonuçta büyük bir kazanımı olacak inşallah:)teşekkürler

  26. Elif dedi ki:

    Merhaba Ebru hanım,

    Blogunuzu tesadüfen Komun kitaplarının türkçesi olup olmadığını araştırırken buldum. Eşimin işi dolayısıyla dört seneliğine Viyana’a taşınmış bulunmaktayız. 2,5 yaşında bir oğlum var. 2 senedir burdayız ve onu burda çocuklara yönelik ingilizce müzik derslerine götürüyorum. Haftata bir saat ama yine de ıngilizce şarkılar öğreniyor ve yaşıtlarıyla zaman geçirebiliyor. 3 ay sonra, eylül’de, anaokuluna başlatmayı düşünüyoruz. Anaokul Montessori sistemimde ve almanca/ingilizce eğitim veriyor. Oğlumla evde türkçe konuşuyoruz ve hem ingilizce hem de türkçe bol bol kitap okuyoruz. Söylediklerimzin 95% anlamasına rağmen söylediği türkçe kelime sayısı 15-20 civarında. İngilizce ise 10 kadar kelime biliyor. İngilizceyi daha az anlıyor. Doktorumuz erkek çocuklarının daha geç konuştuklarını ve özellikle birden fazla dil duyan çocukların daha da geç konuştuklarını söylüyor. Siz ne dersiniz? Yapabileceğimiz başka birşey var mı sizce? Anaokuluna başlamadan en azından basit ihtiyaçlarını anlatabilecek kadar konuşmasını umuyorum. Çok teşekkürler…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s